27 Mart 2016 Pazar

Sardunya kokularına karışan portakal çiçekleri ♡

"Bugünün aklında kalan en güzel karesi neydi?"dedim "Gül fidesi,defterime yazdıklarım  ve sardunyalar" dedi.
Muhtemelen, sadece15 dakikasını ayırdığımız zamanımızın hepsini,hızlı hızlı yer değiştirerek plastik bir kartı ekrana tutmak dışında bir eyleme gerek duyulmayan ,o oyun salonunda süslü arabalar üzerinde sağa sola sallanarak geçirseydi.
Ne aklında böyle  kareler kalacaktı,ne anları arasına gizlenip yıllar sonra burnuna gelen her sardunya kokusunda tekrar hatırlayacağı,yapraklarını okşayarak parmak uçlarına bulaştıra bulaştıra kokladığı sardunya kokulu bu gün.
ne de kitaplar arasında geçirdiği o uzun zaman diliminde ,okurken gözleri parlayıp parmagıyla aranıp da bulunca heyecanla "Şurayı diyorum,şurayı bi okusana anne ,çok güzel.Burayı yazmalıyım defterime"diyip
defterine düştüğü "Başkalarının mutluluğu sana geçer.İnan ki bu eşyalarını kutulara koyup sonra da onları unutmaktan daha hoştur." satırları
ve çıkışta boynu bükülmüş bir gül fidanını uzun çim yaprakları ve bir çalı parçasıyla sarıp sarmalayışları.

Hayatın tam ortasında gezindikçe her bir an ,bir en güzel kare olup kalıyor işte akkıllarında.
Hasan Ali'm de diyor ya hani "hayat dediğimiz şu muhteşem dağınıklık" iste bu dağıklıktaki güzellikleri farketmeden ,içinde kaybolan insanları mutfak penceresinden izlerken sayıyordu ki bugünün aklında kalan en güzel karelerini ,durup beni kendi sorumla vurdu;
"ya sen ,senin aklında kalan en güzel kare neydi?"
"Söylemeyeyim de göstereyim "dedim ve kaldırımda telaşla ve hızla bi o yana bi bu yana yürüyen adamlar ,kadınlar ,gençler arasında dakikalardır durup dinlene dinlene kaldırım kenarındaki portakal ağaçlarındaki o mis kokulu portakal çiçeklerini iki avcunun arasına alıp alıp koklayan yaşlı kadını gösterdim.
"İşte bu !"dedim "Görüyor musun ?Portakal çiçeklerinin o büyüleyici kokusunu hayat dediğimiz şu muhteşem  dağınıklıkta bir o yaşlı kadın avuçlarına dolduruyor "
Kurduğum cümleden ne anladı bilmem,ama  anlarının her yanını portakal çiçeği kokutan o kadına hayran hayran  baktı ya o bakıştan sonra ben anladim ki bugünün aklında kalan en güzel karelerisine yayılan o sardunya kokusuna ,portakal çiçeği kokuları da karıştı şimdi.


Bu Hikâye Benim♡

"Zaman zaman bazı hikâyeleri,diğerlerine göre daha çok severiz...
Bizim bütün tellerimize değil de,o an hangi telimiz gerginse ,sadece o telin en hassas noktasına dokunan hikâyeler...
Yirmi yıl,otuz yıl önce okumuş olsak da unutamayız onları.
Hatırladıkça varlığımızın temel taşlarını titreten,hatırladıkça gözlerimizdeki ışıltıları çoğaltıp yüreğimizi genişleten...
Başkaları nasıl bakarsa baksın ve ne derse desin,onlar bizim hikâyelerimizdir. Aramıza ne başka hikâyeler girebilir,ne başka insanlar,ne de başka zamanlar.
Doğrusunu söylemek gerekirse,hayalî damarlarla ruhumuzu bu hikâyelere nasıl ve neden bağlandığını da bilemeyiz aslında.
Biri kalkıp,bunlar benim hikâyelerim diyorsa orada zınk diye durmak gerekir zaten;ötesine gitmemek,ayrıntılarını bilmemek nedenini sormamak gerekir."

Benim  hikâyem; Sabahattin Ali'nin Kırlangıçlar'ıydı bir zamanlar
O kırlangıçlar uçup gitti de , giderken  avuçlarima yeni bir hikayeyi,Dut Yaprakları'nı tutuşturdu.
Şimdi zınk diye durmak,ötesine gitmemek,ayrıntılarını bilmemek,nedenini sormamak gerekir.
Zira bu hikâye benim artık.
Bu hikâye,benim...

#hasanalitoptaş #harflervenotalar #sabahattinali


7 Mart 2016 Pazartesi

Lezzetli...

"Okumadım yedim bu kitabı yedim"diye okumustum...
Aynen ne lezzetli bi kitaptı.
"Hepimizın vücudunda fosfor elde edecek elementler mevcuttur. Hepimiz,içimizde bir kutu kibritle doğarız. Ama tek başımıza bunu yakamayız.Oksijen ve mum alevine ihtiyacımız vardır.
Örneğin,oksijen sevdiğimiz insanın nefesinden gelebilir. Mum aleviyse güzel bir yemek,müzik,okşamalar ya da güzel sözlerdir.
Bunlardan biri parlamaya neden olur ve içimizdeki kibritlerden birini yakar.
Bir an yoğun bir heyecan hissederiz.Içimize çok hoş bir sıcaklik yayılır. Bu sıcaklik zamanla yavaş yavaş yok olur.
Sonra yeni bir parlama olur ve içimizde bir kibrit daha yanar.
Bu duyguyu yaşamak isteyen herkes,kendi içindeki patlayıcıları keşfetmek zorundadır.
Bunlar yanarak ruhumuzun beslenmesine yardımcı olur.
Bir kisi eğer kendi tutuşturucularını zaman içinde keşfedemezse,içindeki kibrit nemlenir,hiçbir şekilde yanmaz olur"


5 Mart 2016 Cumartesi

Asyakızımm♡♡♡

Uyandığımda başucumdaydı.
"Hadi"dedi "o en sevdiğin kitaba bakma günü bugün"
Taa Ocak ayında en sevdiğim kitabı sormuştu da bi süprizim var sana diye söyleyip bakmamam için sıkı sıkı tembihlemişti.Ben de kitaplara yaptıkları resimlerdendir yine diye üzerinde durmamış,hatta unutmuştum daha sonra.
Bugün anladım o aylar öncesi gizeminin sebebini. "Kaldığın yerde seni eğlenceli şeyler bekliyor anneciğim "yazılı bi kitap ayracı ve kocaman süpriz pastam,kalbim...
Kaldığım satırlarda eglenceli şeyler bekler mi beni bilmem ama bu aşk dolu kızla rast makamı tadında yıllar beni bekliyor  işte buna eminim. ♡♡♡


Hoşgeldin♡♡♡

O sarı ışığın içinde beyaz beyaz çiçek açmış erik ağacının dalları arasından yağmurun akıp aydınlattığı çatıyı sırılsıklam eden bir geceyle geldin ya.
Hesaplarla kitaplarla,öyle uzun uzun masaya yatırmalarla,musibetlerin ögrettiği nasihatlarla,uğraşamayacagım.
Çok güzel geldin,ne de güzel geldin ,hoşgeldin 36'mm seni gelmiş gecmiş en güzel yaşım ilan ediyorum.


1 Mart 2016 Salı

Ne güzel seni okumak...


Sayfalarının arasından süzülüp,içime dolan huzur kaçmasın diye kaparım gözlerimi.
En güzel cümlelerin ,daha önce hiç okunmamışcasına utana sıkıla gelip aralar da dudaklarımı  gülümserim ,ama gülmem.
Dudaklarımdan dökülmesin,dolanıp dursun da,kalbimdeki ılık sızın hep kalsın bende diye.
#benokurkenben
#kitap


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...