28 Şubat 2016 Pazar

♡♡♡

Keşke o fotoğrafı ben çeksem yada fotograftaki ben olsam dediğiniz fotograflar vardır yada yaşadıgınız o anın fotograflanmış haline rastlayınca bir yerde eski bir tanıdık görmüş gibi bagrınıza bastıgınız.
Hah,işte öyle bir fotoğraftı ,nette  görüp çok sevdigim  buna benzer o fotograf.
Ben çekmedim,biz de olmadık o fotograftaki ama  Asyakız çekti vee o fotograftan bizim de var şimdi. ^-^ ♡♡♡
#4Ekim2015


"Kimilerinin zebani dediği şey bizim tamamlanmamış hayatımızdır"

"Vakit tamam olunca insanın gövdesi bile terk ediyor insanı.
Akıl dediğimiz şey de,uzak ve mahcup bir ışıltı halinde,işte öyle gövdenin arkasından bakakalıyor...
Hayatımı yeniden yaşayacak olsaydım daha çok hata yapardım...

Hatta,laf aramızda ,öldükten sonra bu hayat yakama yapışıp benden hesap soracak mı acaba diye korkuyorum.
Ne dersin böyle bir şey olur mu sence?
Yani hayat tamamlanınca,artık ben tamamlandım diye gelip adamın karşısına dikilir mi?
Belki de dikilir,nereden biliyoruz ki... Belki de,kimilerinin zebani dediği şey bizim tamamlanmamış hayatımızdır...
Bizi sorguya çekecek olan melekler de öyledir belki..."

Kitaplar hakkında soru soruldugunda yorum yapmayı sevemedim hiç.Çünkü bir kitabı oluşturan cümlelere okuyan kişinin o anki ruh haline baglı olarak farklı anlamlar yüklediğini düşündüm.Hatta bir kitap bir kez okunmamalı gibi de gelir , farklı yaşlarda tekrar tekrar okunmalı,her yaşta yüregimize,dokunan cümleler de değişecek gibi sanki.
#hasanalitoptaş'ın bu cümleleri dokundu mesela bana 35'imde ,bakalım başka bi zaman,kimbilir nerde,hangi kelimeler birleşip de degecek yüregimin kimbilir neresine.


27 Şubat 2016 Cumartesi

Benim ögrencilerim

Son dakikalarda okuduğum kitaba sulanan
Kitaba sulanacak kadar okuma bilmediğinden yanıma sokulan
Kendi kitabını uzattığım ayaklarıma oturup okuyan
ve yer kapamadığı için kenarda "Biri kalksa da otursam "diye bekleyen ''Telefonunu verir misin, ögretmenim? Maç yapanları çekecegim"diyerek telefonumu alıp  o sırada bizi de böyle kareleyerek
şimdi baktıgım galeride karşıma  sürpriz sekilde çıkmasına sebep olup ,beni gülümseten çocuklarımla ögretmenim ben.
Öyle karşımda çıt çıkaramayan
Yanaklarımı istedigınde sıkıp,öpemeyen
korkulu saygı duyan çocuklarla değil♡♡♡


Annemin Öğretmediği Şarkılar

Günün en sevdiğim saatleri bunlar ♡
"Annemin Ögretmediği Şarkılar"aldığım günün gecesi son 60 sayfasına kadar okuyup sonra araya 2 kitap sıkıştırıp elime bir türlü geri alamadıgım bir kitap oldu.
Ama bu sıkıldıgımdan degil  kitabın çanta kitabı olmayışındandı.Bu 1-2-3 tıp kitaplarındandı benim algım için en azından :D öyle ortalıkta,durakta,okulda,parkta,çocuklar ayagimin dibinde oynarken anlasılamayan.
Şimdi bu fırsatı buldugumda ve bittiginde  keşke bitmeseydi dedigim oldu ,çok sevdim.
Paranntez içi kelime oyunlarını da ("Yüz(e)mediğim için mi denizi sayarım?Yagmur veya kar ko(r)kusu yoksa iskeleye dek yürürüm")
ayrı bir sevdim iki ayrı film sonu gibi:) onu söylemeden geçemeyecegim.
Ve kitap adından öyle tatlı türk filmi gibi bişey beklemeyin zira içinden sıradışı besmeleli bir seri katil çıkabilir:)

#iyigeceler
#selçukaltun


4 Bardak!

"Çok susadıım!"dedi #alazkız
"E susadıysan git mutfaktan iç bir bardak "dedim
"Yok "dedi "çok susadım ben dört bardak içicem "İyi "dedim "hadi kaç bardak istiyorsan o kadar  iç ordan "
kalkıp mutfağa geldim de harbiden de dört bardak su içmiş a ha ha :)))


26 Şubat 2016 Cuma

Allahsonunuzuaşkeylesin

O zaman tüm Raif Bey olabilenlere saygı ve sevgilerimle...

#allahsonunuzuaşkeylesin
#25şubatiyikidoğdun
#sabahattinali


22 Şubat 2016 Pazartesi

Komşu Kızları

Evi temizleyip,ağacı süsleyip arkadaşlarını topladılar kapı kapı dolaşıp apartmanda.
"Komşu çocuklarını niye topluyorsun eve"diye kızıyorlar bir de bana.
Eve neşe getiriyorlar ,cıvıl cıvıl oynuyorlar hep birlikte oysa.
En fazla makarna yapıyorum lokantamda"Buyrun efendim siparişleriniz"diyerek de kagıt paraları topluyorum sonra.
Hatta teşekkür bile etmeliyim aslında,
çünkü olmasalar elimi atamayacaktım çekmecedeki 2006 Kasım basımı K'lara.
Ve rastlamayacaktım çok severek okudugum Stefan Zweig'in o zamanlar atlayarak okumadıgım,ya da okuyup anımsamadıgım, kahverengı pantolonu ,gri gömlegiyle karısı Lotte ile odalarında sarılmış halde ölü bulunuşuna ve ona otuz bine yakın mektup yazmış olduguna dair satırlar bulunan hayatını anlatan o yazıya.


İyi ki...

#4Ekim2015
Aglayan kardeşinin koridorda gözyaşlarını silerkenkine benzer anlarda tekrar tekrar diyorumki
♡iyi ki
♡iyi ki
♡iyi ki  doğmuş Alazkız ve böylece dünyanın en tatlı ablası yapmış Asyakız'ı
#kızkardeşler
#asyakızım #alazkızım


Bisküvi,çay,sıcak,kitap,dergi=♡=ben

Görse,annemin "Altına bi tepsi al ,ya da bi tabak!"diye söylenecegi bisküvim ve çayım(35 oldum hala peçete arası kıyıntılarla evde dolaşma alışkanlıgimı bırakamadım,bu yüzden kızlar yaptıgında söylenmeye yüzümün olmayışı )onun altında geçmiş hayatımda bir kedi oldugumu düşündürecek kadar sevdiğim sıcagım,
üstünde mühürlü,sayılı kütüphane kitaplarım,yan odada uyuyan kızlarım ,
kucagımda beni  ifade eden ,

İFADEMDİR /Evliyim 
İki çocukluyum
Ozanım
Düzeltirim
Çocuklarımdır 
Bütün çocukları dünyanın 
Evet kaygılıyım 
Çocuklarım için 
Korkmasınlar isterim 
Çalınışından kapının 
Saygılıyım kurallara 
Bu yüzden kurallar 
Saygılı olsun isterim 
İnsana 
Evet ozanım
Çocuklarımdır 
Bütün çocukları dünyanın 
İnsanın insandan
korkmasına karşıyım 
İşte bunun içindir 
Bütün yazıp 
Altına imza attıklarım/

ile #sennursezer'li #pulbiber im e o zaman daha ne isterim


Derya

Ben kitapların içine yazı yazmayı,çizmeyi,hatta küçük notlar düşmeyi çok severim ve hatta boş son sayfalarına kızların resim cizmesine,yazmasına izin veririm.
Her çizgı,her kelime ,her resim ya da içindeki bir kağıt nasıl da mutlu eder beni gülümseyerek o ana giderim.
Geçen gün kütúphaneyi düzenlerken 4.sınıf kitaplarının birinin içınden düştü bu mektup yazan 2 sene önce mezun ettigim Derya.
Çok konuşmazdı Derya,hatta iki kelimeyi biraraya getirip düzgün cümle kurup yazamazdı.
Utanır hemen gözlerini kaçırır basını öne eğerdi.
Kimbilir ne zaman koydu bu mektubu okuyup bana verdigi bu kitabın arasına bulup okuyayim sonra da göz göze gelip ,sarılıp,öpeyim diye teşekkür ederek.
Ama ben hiç bulmadım bu mektubu ,hiç okumadım düne kadar. Ama hiç sebepsiz o kadar çok öpup sarıldım ki mezun olana kadar arkadaşlarına ve ona eminim o mektubu buldugumu düşündü her öpüp sarıldıgımda.


21 Şubat 2016 Pazar

Elveda Alyoşa

"İki bira,bir de çay!Çay neşeli olsun!"
Pişpirik kağıtları,köpüklü biralar,tavşan kanı çay. Dışarda soğuk ,ince,kamçı gibi bir yağmur.
Üstü muşamba kaplı tahta masanın üzerinde arzu... Adamla kadın sevişir gibi iskambil oynuyorlar.
O ,geçmişte kalmış yumuşacık bir hüzün,havayı ağırlaştıran yıpranmış bir nakarat,masanın kenarına ilişmiş,tahta iskemlenin arkalığına asılmış eski bir çanta,
damlarla valelerin uluorta çılgın sevişmesinin tanığı bir yabancı..." #oyabaydar
#elvedaalyoşa


Kız Selda Kaşların Nerede?

#sene1998
"Kız!" dedi "bizim mahallede bi Fevzi abi var berber, tlfnunu vereyim mi?"
"Niye be?Bana ne senin Fevzi'nden" diye berberi bana ayarlamaya çalıştığını düşündüm,yandan iki örgü saçım ,ortası ha birleşti birleşecek kaşlarım ve aşağı dogru inen terlemiş bıyıklarımı aklıma dahi getirmemiş olmamın ,hatta o zamana kadar farkında bile olmamamın da etkisiyle.

Kahkahalarla gülerken o ,ben kalktığımda arkamdan
"Gerizekalı,
Ben ondan hoşlanıyorum  o Fevzi diyor,berber diyor bana birde" derken çantamı unutugumu farkedip geri  döndügümde ,hem gülüp hem olmayan bıyıklarını buruyormuş gibi yaparken görünce anladım aslında bıyıklarım ve kalın kaşlarımdan bahsettiğini
ve utancımdan yerin dibine girip girip çıktığım o gün gittim ilk kuaföre.
Ama görüp ,acır diye cesaret edemeyince sıram gelmeden çıkıp doğru eve gidip falım sakızla ve annemin çekmeyen cımbızıyla almaya çalıştım kaşımı gözümü.

Ertesi gün gidince dershaneye
hemen kantine çıkıp kaşımı gözümü göstereyım derken görüp
yine gülmeye başladı
Kız!dedi ,Selda kız ,kaşların nerde?
Hah işte o yerin dibinden hiç cıkamadığım o haftadan beri incecikti kaşlarım benim ve düzeltememiştim ama artık yavaş yavaş 16 sene sonra da olsa  berber Fevzilik kıvama geliyor mu ne? :D


...

"Herkesin,
Bir umudu vardır.
Bir savaşı,
Bir kaybedişi,
Bir acısı , 
Bir yalnızlığı,
Bir hüznü…
Çünkü; 
Herkesin bir gideni vardır,
İçinden bir türlü uğurlayamadığı…"


Vücudumun Yarısıyla İlgili Ciddi Problemlerim Var

#12eylül2015
Vücudumun diğer yarısıyla ciddi problemlerim olduğunu düşünmeye başladım.
Bir gözümü açsam , diğeri ;
"Kapat şu kapağı !"diyor araladıgı öbür kirpik aralarımdan.
Bir kolum kalksa, diğeri ;"N'olur beş dk daha."
Saçımın sağ tarafını kulak arkama atsam ,diğeri; " Sıkıştırma beni buralara daralıyorum"diyip alıp başını dağılıyor yüzümün diğer yarısına.

Bir yanım "Hadi kalk elini yüzünü yıka,bi filme git ya da ne bileyim bi müzik aç "diyor da
sol yanım aşırıp pikeyi kafasından "Hiç canım istemiyor, takıl sen ,bakma bana..."


Günlerin Köpüğü

#mayıs2015
"Anı yoktur. Anıların kendisinden kaynaklanan, başka bir kişilikle yaşanmış, bir başka hayat vardır.Gerçek zaman, eşit saatlere bölünmüş, mekanik bir yapı değildir. Tüm bunların sonunda burnunuza gelen şey, "Katmerli papatyaların ateşte yanan kalplerinin kokusu” olacaktır"demiş Ferhan Şensoy gırdiginde hayatınıza sözler ya da cümleler arasında o kadar çok yazar,şarkı ve filmle tanışıyorsunuz ki işte o tanıştıklarımdan sadece bir tanesi olan #borisvian
"...ve ona bir şeyler söylediğim her seferinde o da: Ben de diye cevap veriyordu...
ve tabii karşılıklı olarak...
Sonun da sırf varoluşçu bir deney yapmak için ona:
Sizi çok seviyorum dedim ve o da:
O o dedi!
Deney başarısız oldu...
:):):)


20 Şubat 2016 Cumartesi

Ben de seni

#16eylül2015
Sarıldık her gece oldugu gibi kolu bacagı üzerimde bir koala misali.

Sohbet ettik her gece oldugu gibi sevimli sevimli.
"Seni seviyorum "dedim yine her gece oldugu gibi ve yine sesimiz incele incele devam ettik
"Ben de seni"
"Ben de senii"
"Ben de seniii"

Derken gözleri kapandı her zamanki gibi
"Oyy kuzum benim"diyip öperken kıpırdadı dudakları ,gözler kapalı
"Ben de senii"
"Sen balımsın benim"dedim.
yine
"Ben de senii"
"Seni ısırırım kız bak şimdi"dedim,
yine yeniden aynı tonda "Ben de senii"

ve devam etti her sevgi cümlesine karşılık "Ben de senii"

Gülmeye başladım bu defa her gece olmadıgı gibi
"Hay beni eşekler kovalasın kız"dedim

cevap???
:D :D
"Ben de senii"


Bizi Çağanoz Diye Biri Öldürdü

"Bir sahaftan başka bir sahafa düşmeden katledeceğim hikayenizi.Siz,ölülerinizi değil,kendinizi yıkayın"

Aiyy , bir deli-sıradışı-yazar daha bulmanın heyecanındayım.
Asya uyurken "Gel yanımda oku"dediydi de öyle rastgele elime aldım dı bırakamadım da yarıladım.
Ters çekilmiş fotografları evirip çevirip dogru yönünü bulup da öyle anlarsin ya aslında ne oldugunu hah işte öyle :)))
Size iyı geceler ben beynimi evirip çevirip ne anlattıgını anlamaya çalışayım


Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

#kasım2015
Yüzyıl öncesi aşkları iyi ki böyle tatlı,böyle naif yaşanmışsınız ve fakat bunu nasıl başardınız :/
Nasıl iyi geldin bir bilsen #bilinmeyenbirkadınınmektubu
"Bir tel gibi gergindim ve varlığının ona her dokunuşuyla tınlıyordum.
Hep senin etrafındaydım, hep gergin ve hareketliydim; ama sen beni ancak cebinde taşıdığın ve karanlıkta sabırla senin saatlerini sayıp ölçen, yollarında sana duyulmayan nabız atışlarıyla eşlik eden ve senin acele bakışlarının saniyelerin tik taklarının ancak milyonda birinde yöneldiği saatin yayının gerginliğini hissettiğin kadar hissedebiliyordun."


19 Şubat 2016 Cuma

Adımlar

Boyalı Kuş'unu 20'li yaslarımın ortasına yakın biyerlerde son sayfasına kadar ensemden ince ince dökülen kaynar su eşliginde saplanan bir bıçagın ara ara çevrile çevrile, yavaş yavaş ve  aniden sertçe sokulduğu hissiyle okuyup bitirdiğimde
"Manyak bu adam !"demiştim."manyak!"
Bir süre sonra hayatını okuyunca da "Az bile yazmış"
Ve baktım da kitaplığıma,dedim ki
Eski yazarlardan okuduklarım içinde ,eceliyle ölen aklı başında yazar ne kadarda azmış.
Sonra da amaan aklı başında adamdan da yazar mı olurmuş  ya !:))

#jerzykosinski
#adimlar
#boyalıkuş
#thepaintedbird


Ruhuna Git!

Sıklıkla yaptığım birşeydir aslında başka birşeyle ilgilenirken kitaplık yanında oturuyorsam eger elime gelen ilk kitaptan herhangi bi sayfayı açıp birkaç cümle,yada öyküyse eger bu kitap rastgele bir öykü okuyup okuduklarımı üzerime alınıp geri yerine koymak.
Bugün de Asya'yı beklerken Alaz'ın yaptgi resme dergiden devekuşu kesip ,aldım elime daha önce okumuş oldugum Elif'i ve okuyup altını maviledim gözüme ilk çarpan şu cümleleri;
"Insanın belleginden yakasını kurtarması büyük emek ister,
ama bunu başardıgında sınırlarının zannettiğinden çok daha geniş oldugunu görürsün.
Adına Kainat denen,bütünün icindesin. Geçmişine değil,ruhuna git.
Kainat pek çok değişimden geçerek tazelenir. Bu degişimlerın her birine hayat deriz.
Fakat nasıl hücrelerin değiştiği halde sen aynı kalıyorsan zaman da geçip gitmez,sadece değişir."
#07aralık2015


Dünyan Nerede?

#28Aralik2015
"Neden serçe parmağına bakıyorsun,dedim ve o da bana,
yalan dünya dediğimiz şu dünyanın nerede birikeceği belli olmuyor ki dedi.
Şimdi dünya senin serçe parmağında mı birikti ,diye sordum.
O da ,zaten dünya büyük bir şey  değildir Hasanım Ali,
kimi zaman sevdiğimiz insanın yüzü,kimi zaman hayal edilen
bir dokunuşun büyüsü,kimi zaman da kapıldıgımız hevesin genişliği kadardır."
diyen sayfayı okurken geldi #alazkızım anne uyuyalım mı ,diye.
Yatakta aklımda dönüp duruyordu hala satırlar da birden Alaz'a sordum.
Alaz senin dünyan nerende?
Eli gögsümdeydi .
Anlamadı muhtemelen ama eliyle dokunup,işte ,dedi.Burada!
Benim kalbim mi?derken burnunun ucunu yaklaştırdı dudaklarıma .Hı hı kalbin ,diyerek.
Güldüm öptüm burnunun ucunu
"Işte benim dünyamda şimdi senin burnunun ucunda ."
Uyudu ,tam üzerini örterken Asya geldi sonra.
Iki kaşının ortasını gösterip,aglayarak anne başım ağrıyor,diye.
Kalktım sarıldım iki kaşının arasından öptüm.Masaj yaptım alnına.

Dünyam mı?
Şimdi Asya kızımın agrıyan iki kaşının tam ortasında.

#hasanalitoptaş


Aşkın Metafiziği

Şu ayracı arıyordum Aşkın Metafizigi kitabının şu sayfasının arasından çıktı sonra,ve
"Öznel bir ihtiyaç olan cinsel dürtü,çok akıllı bir tarzda nesnel bir hayranlık maskesini takmayı ve bu yoldan bilinci aldatmasını
iyi bilir.Çünkü doga bu amaç ve hedefleri için bu savaş hilesine muhtaçtır.
Ne var ki bu hayranlık isteği ne kadar nesnel ve kendisini yüce gösteren bir badananın arkasına
saklanırsa saklansın,her aşık
olma durumunda,belli bileşim niteliklerine sahip bir bireyin üretilmesini amaç olarak kovalar.
Burada tayin edici etmen bir çocugun dünyaya getirilmesi.
Taraflar bilincinde olmasalar da ,bütün o aşk hikayesinin gerçek amaç ve hedefidir.
Bu amaç ve hedefe hangi yol ve tarzdan ulaşılacagı işin önemsiz yanıdır"diye daha uzuuun uzuun bi kitap boyu anlatmış da anlatmış. #arthurschopenhauer de ben özetleyeyim daha mezun olamamış bir Felsefe öğrencisi olarak ;
"Aşk bir vişne ye ye kişne. Aşk bir sudur iç iç kudur. Aşk bir sabun köpürt beni Pakize"diyor kısaca kendisi.
Al sana aşkınfelsefesi #arthurschopenhauer ciğim :D :D


Rüküşler

"Nasıl olmuşuuzuz" ,dedi
Ay,dedim ne ara giydiniz bunları
çok güzel olmuşsunuz (Töbe Allah günah yazmasın ne çirkin ve rüküş  olmuşlar :D :D :D)
"Hıh!" dedi
"yemek yapacagına bize baksaydın görürdün güzelligimizi şekerim!!!"


Çocuk Doyumsuz Dogmaz!

Asya'ya yine de abartı olmamakla birlikte durduk yere kıyafet ve ayakkabı almaları evet ben de yaptım ilk zamanlarda.
Ta ki Asya 3.5  4yaşlarındaydı sanırım, yeni aldıgım bi elbiseye burun kıvırana kadar.
O zaman "Napıyorum ben!"dedim
Alaz'la birlikte Alaz Asyanınkilerle büyümeye başladı ve kıyafet alımı bayramdan bayramaya ve ihtiyaç oldugunda olmaya basladı.
Artık yırtılmadan,eskimeden bir yenisi alınmıyor.
Ve böylece günlerce yeni ayakkabı hayalı kurulup magazaya giderken
"Ay çok heyecanlıyım anne"cümlesi kuruluyor.
Ve ayakkabı ayakkabılığa konulmaya kıyılamıyor.
Çocuklar doyumsuz,memnuniyetsiz dogmuyor oysa
Onları biz kıymet bilmemeye,yetinmemeye alıştırıyoruz .
Çıtayı her defasında yükselterek ve
istemeden,ya da her istedigınde kıyafetlere,ayakkabılara ,oyuncaklara boğarak.


Bir Gülümsemeyle Başlar Tüm İyi Şeyler

Damlalarımla kalbimdeki küçücük su birikintime her gün yeni damlalar bırakıp bulanıklaşmasına izin vermemeye çabalarken #damladakiokyanus a da düşsem diye düşündüm.
Biriktirdiklerimi de boşaltıp okyanusuma
Ilk önce "Günaydın!"dedim evi sular içinde kalmış bir miniğe, o farkında değildi ,aslında umrunda da değildi annesine bıraktıklarımın,uykudan yeni uyanıp rengarenk onlarca balonu ellerinde görmek yetmişti ona.
Sonra,dedim iyilik yapmak için iyi olmalı önce insan
iyi olmak için de herşeyden önce gülümsemeyi bilmeli ve sarılmanın gücünü.
Kücücük gülümseme kartlarımızı ve son cümlesi
"Daha parlak,neşeli bir güne ve güçlü bir kalbe ulasmak için kollarınızı açmaya hazır mısınız " olan bildirilerimizi♡ aldık elimize okul dönüşü #alazkız ile  ve bisikletle dolaşırken bıraktık
geçtiğimiz ,durup dinlendiğimiz yerlere ve döndügumuzde asansöre

Şimdi bu kartları tesadüfen bulup görenlerin ,gülümseyip,sımsıkı sarılmak için sevdiklerine hiçbir bahaneleri kalmamıstır.
Ya da "Hangi manyak bırakmış bunu buraya"diyip buruşturup atmışlardır.
Olsun o gülümseyip,sıkı sıkı sarılmanın gücünü göz ucuyla da okudu ya onlar iflah olmazlar artık :)))


Bil Ki Hayat Virane


"Konuşmadan yürüdük bilmiyorum.Bir yerden sonra artık yürümenin ahengini yakaladık.Yürümenin kendisi olduk.Bizim beraber yürümemizden başka bir şey yoktu sanki dünyada.Ne desek olmayacaktı sanki.Ben ne diyecegimi bilmediğimden ,o tek bir laf etse beni ortadan ikiye biçecekmiş gibi hissettiğinden konuşmadık.
Hiç konuşmadık.Fakat konuşmamanın rahatsızlığını hiç duymadık.
O beraber yürüme ,söyleyeceklerimizin yerini almış,her bir adımımız birer kelime olmuş,birlikte denize,sonra birbirimize bakmamız birer cümle sonu gibi gelmişti bize."
diyor
Sonra "Sabah ,içine sedef ışıkların dolduğu bembeyaz,ılık bir yatakta onunla uyanmak..." 

Sonra ,sonra da bu naif cümleler öyle tatlı tatlı gezinirken içimde ağız dolusu edilen ağır küfürler bile bir hafif geliyor da şaşırıp
Bu nasıl polisiye, lan!!! diyorum kendi kendime .
Sonra; Ahh ,ah bu nasıl bir polisiyeydi laan...
Ve sonra son sayfaya dokunup kapattığımda
Vaay bee bu nasıl bir polisiyeydi böyle  ulan!
#bilkihayatvirane #ilyasbarut
#kdergi #bukowski
#iletişimyayinlari


13 Şubat 2016 Cumartesi

Ruhu Var Her Varlığın

#1990
Üzerini örterdim çatal kaşıkların gece üşümesin diye.
Terlikleri tekinden ayrı koyamazdım üzülürler diye
Dalını kırsam ağacın sarardım kırık  çok acır diye
Ve akan reçineyi gözyaşı sanıp  ağlardım ağrıdan ağlıyor diye
Ormanda bulup kibrit kutusunda eve getirdiğim yağmur böceğinin
o zamanların Küçük Ceylan'ının "Geceler çok soğuk ,sessiz ve karanlık
Üşüdüm üstümü örtsene anneeem"
şarkısını söylediğini iddaa edip ertesi gün erkenden babama aldığım yere geri bıraktırdım,annesi çok özlemiştir şimdi diye.
Ve bu anıları arkama alarak
Bu ağaç bu şarkıyı söylüyordu desem
düşünmeyeceğinizi ümit ediyorum bu kız deli mi ne diye

#çalanşarkıysaefkanşeşen ve demisken aklıma geldi birden
#1999 Üniversitedeyken  konsere gelmişti konser bitip  bi çorba içmek için şehre inerken bizim arkadaşlarla. bi grup kız durdurmuş arabayı ve sormuş Efkan Şeşen'e "Paaardın buralarda bi anfi varmış ,Efkan Şeşen'in konseri varmış bize gösterir misiniz acaba nerede?"diye
ve göstermiş Efkan Şeşen
Yolu takip edin, duragın arkasındaki bina,benim yerime de dinleyin,diye

Bu anı da yazarları,kitapları internette dolaşan birkaç cümleden ibaret sanan ve o cümlelerle tanıyan şimdiki bağzı gençlere gelsin benden.
Şimdiki gençler mi dedim been:/
Aman Allah'ım bu ninemin  başlangıç cümlesiydi ya benim :/ :/
#okulyoluvideosu


Hay Benim Geçmişime!

#14ocak2016
Ben yine böyle tatlı tatlı anlatırken
ve oynarken kızlarla çocukluğumun gaz lambası loşluğundaki oyunlarını
Anneee! dedi
Ben senin geçmisini de geleceğini dee

Bende bi bet beniz attı
gözler büyüdü
bıraktım oyunu
kalbimin çarpımı karekökünü de alıp ekleyip üzerine, o hızla aldı başını gitti de nefes alamadım
A ha dedim küfür edecek
Senin geçmişini de,geleceğini de yeter be kadın!
Bi rahat bırak da çağımıza ayak uyduralım töbe töbee
diyecek herhalde şimdi ,diye düşünürken o bir saniyelik esde

Görmeyi çok isterdim. Öyle güzel anlatıyorsun ki film gibi seyretmek istiyor canım, diye devam etti söze paraları atış için dizdiğinde
Ohh dedim bi
ohhh
ve
betimi benzimi de
gözümü de
kalp ritmimi de oyun başındaki hallerine geri yollayıp
Haydi ,dedim Alaz
Haydi kaleci olma sırası sende. :)


Can Bulan Çizimler

Sahip olmasındansa başkalarının kusursuz  90-60-90  hayallerine ,kendi hayalleri can bulsun ellerinde dedim.
Çizimleri pamuk pamuk ellerinde şimdi.♡♡♡


Bir Sokak Gibi Düşünmek Hayatı

#18aralık2015

Babası ve Asyakızım'ı kazandıkları voleybol 1.liği sarhoşluguyla başbaşa bırakıp salonda.
Sıkılan Alazkızımla yürümeye basladık eve doğru sokak aralarinda.
Sıkıldı "uff "dedi "yürümek ne zor"
"Biz "dedim "çocukken her yere yürüyerek giderdik.Bak gör şimdi yürürken ne güzel şeylerle karşılaşacagız"
Önce plastik bi şişeyi top niyetine kullanıp, paslaşarak yolu yarıladık.
Agaç üstüne tünemiş tavukları görünce bıraktık
Zira çok şaşırdı "Aa !" dedi "tavukların ağaç evi varmiş"
Plastik şişeyi yolda buldugumuz bi posete koyup aldık.Çöp degilmiş o atıkmış. Okula atık götürürse yapboz kazanacakmış.
"Bak "dedim "yürümek istemiyordun sokakta ne çok şeyle karşılaştık"
"Aa !"dedi "bak sokakta bakkal varmış.Tüplü çikolata da alalım mı?" Şimdi tüplü çikolatasını yemek için çorbanın pismesini bekliyor.
Ben beklerken bi sayfa açtım yine rastgele her zamanki gibi ve
ilk satır;
"Bir sokak gibi düşünmek hayatı..."
diye başlıyor.


Gönlü Zengin Pencereler

#14Ocak2016
Yatağını düzenlerken yastığının kenarındaki kitaba ve deftere takılır gözlerin.
Yorganı yastığı bırakıp en son  hangi cümleyi okumuş diye merak eder ve okumaya başlarsın;
"...kilit,insanın utancı demektir her şeyden önce
Insanoglunun nereye ulastığının göstergesi demektir.
Insanlarin birbirlerine duyduklari güvensizliğin elle tutulur halidir kilit
Bu yüzden,bir çeşit utanç belgesidir her kapıda.
Hatta her dolapta,her çantada,her kasada,her kutuda...
Gene de insanların yüzü kızarmaz onu görünce.
Üstelik ,bu kilitleri açıp kapamaya yarayan ve adına anahtar denen şeyi sürekli ceplerinde taşırlar.
Şimdi ister misiniz kapı olalım?
Bu yüzden boş yere kapı olmaya heveslenmeyin.
Dıs kapı olmak neyse de,ıc kapı olmak daha kötü.Ya bir antreye ,ya bir salona baka baka çürür gideriz.
En iyisi pencere olmak
Hiç bir yeri görmese bile en azından gökyüzünü görür.
Pencerelerin gönlü kapılarınkinden daha zengindir."cümlelerini
ve aynı satırları okumak tatlı bir keyif verir ."
Tam kaldirirken rafa, defter düşer yere ve cikolata jelatinini düzleştirip defter arasına koyuşu çocukluğundan çıkıp gelir  gülümsersin.
Anları kurutup saklayışının altına düştüğü "En iyi yüreğiyle görebilir insan" notuyla ise kalbinin kapısı değil gökyüzünü gören gönlü zengin pencereleri  oldugu için şükredersin
ve dudaklarindan iki kelime düşer;
İyi ki benimsin..."
♡♡♡
#hasanalitoptaş
#benbirgürgendaliyim


Barış Bahçesi

#16ocak2016
Baktım gözlerini siliyor bana göstermeden.
Çünkü bayram reklamlarına,çizgi filmde uzaga giden arkadasına sarılan kıza,okudugum bir paragrafa,yerli yersiz  ota b.ka hemen gözleri dolan  ve tüm ev halkının her gözü sulandığında dalga geçtiği bendim.
Ne oldu ,diyince ben
Ölmüş,dedi
ve ben okuyamayacağım gerisini sen okusana bana.
Aldım elime ve okumaya başladım "Adına savaş denen şey,yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi.
Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda  biterdi.
Bu yüzden cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi.
Cepheler ,bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi...
Yani insan bir savaş alanıydı.Ceket ,gömlek pantolon ya da etek giymiş,kravat takmiş,traş olmuş,kokular sürmüş bir savaş alanı.Gülümseyen bir savaş alanı.
Peki ,bir barış bahçesi olamaz mıydı aynı insan?" derken
Kalkıp kucagımdan heyecanla
Olmaz mı olur tabi,dedi Asyakız
Olmaz mı olur tabi ,diyerek gülümsedim.
Devam etsene ,dedi sonra
olacak mı bakalım ?:)))
(çizim:asyakızın)
#savaşçocuklari


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...