19 Şubat 2016 Cuma

Bil Ki Hayat Virane


"Konuşmadan yürüdük bilmiyorum.Bir yerden sonra artık yürümenin ahengini yakaladık.Yürümenin kendisi olduk.Bizim beraber yürümemizden başka bir şey yoktu sanki dünyada.Ne desek olmayacaktı sanki.Ben ne diyecegimi bilmediğimden ,o tek bir laf etse beni ortadan ikiye biçecekmiş gibi hissettiğinden konuşmadık.
Hiç konuşmadık.Fakat konuşmamanın rahatsızlığını hiç duymadık.
O beraber yürüme ,söyleyeceklerimizin yerini almış,her bir adımımız birer kelime olmuş,birlikte denize,sonra birbirimize bakmamız birer cümle sonu gibi gelmişti bize."
diyor
Sonra "Sabah ,içine sedef ışıkların dolduğu bembeyaz,ılık bir yatakta onunla uyanmak..." 

Sonra ,sonra da bu naif cümleler öyle tatlı tatlı gezinirken içimde ağız dolusu edilen ağır küfürler bile bir hafif geliyor da şaşırıp
Bu nasıl polisiye, lan!!! diyorum kendi kendime .
Sonra; Ahh ,ah bu nasıl bir polisiyeydi laan...
Ve sonra son sayfaya dokunup kapattığımda
Vaay bee bu nasıl bir polisiyeydi böyle  ulan!
#bilkihayatvirane #ilyasbarut
#kdergi #bukowski
#iletişimyayinlari


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...