1 Mayıs 2013 Çarşamba

Ben de seni...


Yorgundu,
Ama yine de asansör yerine merdivenlere yöneldi.Topukları kavga ediyordu sanki basamaklarla .
Oysa ne suçu vardı merdivenlerin,yoktu bilirdi,bilirdi bilmesine de bugünlerde biraz aksi,biraz lanet,fazlaca huysuz gibiydi.Bilirdi bilirdi bilmesine de yine de daha sert vurarak çıktı basmakların son ikisini
Kapıdaydı şimdi.Elini cebine attı .
Anahtarlar!!!
Söylendi kendi kendine ne zaman koyduğu yerdeydiler de şimdi olsunlar ki.Çantasının tüm gözlerinde gezdirdi elini ,en son baktığı gözdeydi,tıpkı tüm anahtarları deneyip de en son anahtarda kapıyı açanı bulduğu gibi.
Adımını atmasıyla içeri, buruk,nemli,küflü bir koku geldi burnuna ,yüzünü ekşitti.
Kapıyı kapatıp anahtarlarını,çizmelerini ve deri ceketini gelişigüzel kapı kenarına attı ve banyoya yöneldi.Bi duş alsa kendine gelecekti.Pantalonunu çıkarıp gömleğinin düğmelerini çözüyordu ki ,burnuna yine o koku geldi
Önce gömleğini kokladı. Yok, değildi kollarını çıkarırken kokladı tekrar  omuzlarnı ,ellerini aynı koku tenindeydi.
‘’Niye şaşırıyorum ki içimde biriktirip unuttuklarım küflenmiştir belki ,evim gibi bedenimde küflü yalnızlık kokuyor iyi mi ‘’dedi.
Bi an sendeledi düşecekti sanki lavaboya tutundu .Başını kaldırdığında ayna da kendi sureti.Baktı tanımamış gibi kısık gözlerle ,birazda iğrenir gibi.
Biraz esmerleşmişmiydi ne?
Yok canım bugün güneş altında fazlaca gezinmişti,ondandı bu kavruk kahve teni
Gülümsedi aynaya
‘’Kavruk kahve ha’’ dedi
Kavruk kahve ten sıfatını  kendine yapılmış bir iltifat sayar gibi
Sonra dikti tekrar aynaya gözlerini .
O da ne! gülümsediğinde gözlerinin kenarlarındaki çizgilerde neyin nesiydi.
1 tane ı ıh   2,3,4,5… yo yo daha fazlaydı sanki.Korkmuş gib geri çekildi.
Sonra tekrar yavaşça yaklaştı geri.
Şaşkın bir ifade takındı şimdi de, açtı gözlerini evet evet şimdi oldu işte çizgiler bir bir gitti.
Güldü bu şapşal haline o güldükçe çizgileri bir bir belirip ona ''merhaba'' dedi.
Çattı kaşlarını onlar selam verdikçe
Çizgileri:Heyyy ne oldu, kızma bize,korkma da ,sıkmada ayrıca o tatlı canını .Yaklaş ,yaklaş bak, bak bi yakından ,yaşadığın her anın cümleleri bizde gizli.Yaklaş ,yaklaş bak hadi yaşadığın güzel kelimelerin satırlarıyız biz  bir nevi.
Tam yaklaşıyordu ki geri çekildi.
‘’Hıh saçma ,çizgisiniz işte bas bayağı koca karı kırışığı işte ‘’diyordu ki bir çizgiye ilişti gözleri
…………….
-Nasıl?
--Çooooook güzel,ama bu bana benzememiş sanki
--Seni çizmedim zaten.Bu senin 20 sene sonraki halin.Sen şimdi küçük kadınımsın benim.Oysa buradaki sen büyümüş,yüzündeki çizgilerle olgunlaşmış,daha da güzelleşmiş bir kadın sanki.
--Evet ya sahi sanki 20 sene sonraki ben gibi.Ne yani 20 sene sonra da yaşlansamda ,yüzümde çizgiler olsa da yine güzel bulacaksın ve hala çok seveceksin beni öyle mi?
--Öyle ya seneler sonra da hala çok seviyor olacağım seni,sen….
Göz yaşları silerken çizgilerin üzerindeki diğer  kelimeleri,dudaklarından süzülen damlalara karıştı dudaklarından çıkan ,
--Ben de seni ….
''Ben de seni'' aynada bir buğu oldu ve sonra yok olup gitti,
Tıpkı onun gibi.
''Haklısınız ''dedi bu defa ,gülümserken çizgilerine
 ''Haklısınız, kalın,kalın  hiç gitmeyin bu gece unutmuşumdur belki ,hatırlatın bana küflü,buruk  masalımı  satırlarınıza gizli cümlelerinizle.

3 yorum:

sebnem oguz dedi ki...

hoşgeldin :)

asyaselda dedi ki...

hoşbulduk canim benim:)

Gamze dedi ki...

Güzel bir hikaye..Kaleminize sağlık.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...