5 Aralık 2012 Çarşamba

MUTLUYUM BE:)



Buralarda bir yerdeyim 
10 yıl olmuş demiştim ya 
işte 10 yıldır ilk defa içime sinen bir sınıftayım

Rahatız,özgürüz,aynı zamanda düzenli ve temiz.
Milli Eğitim müdürümüz ne gerek var alışılmışın dışında desede sınıfımıza,onun düzenli ,temiz,ilgi çekici bir eğitim ortamının öğrenme üzerindeki olumlu etkilerini,düzen temizliğin çocukların ilerki yaşantılarındaki kişiliklerini olumlu yönde etkileyeceğini bilmediğini farzedip pek önemsememekteyiz:)



Matematik öğreniyoruz,Türkçe,Hayat Bilgisi bu kadar mı peki:)
Hayır,dergi hazırlıyoruz,kendi kitabımızı kendimiz hazırlıyoruz,kuruyor oynuyoruz,yazıyor besteliyor söylüyoruz.
Herşeyden önce burda mutluyuz.
Doktor,mühendis,astronot,hemşire,asker,polis olmak isteyen yok içlerinde
olsun isteriz tabi ama üzüm üzüme baka baka misali yoldan çıkardım çocukları sanki


Mesela şu cingöz sanatçı olacakmış.Yeni yeni flüt çalmaya başladı konserler verecek,ben konserine gelirsem eğer çok yaşlı olursam tanıyacağı için arkada kalırsam kızmamalıymışım.

Bu ufaklık ise daha karar verememiş tiyatrocumu yoksa fotoğrafçımı olacağına.Olmazsa ikiside olurmuş.


Sultanım ise ilk kitabını çıkardı dün:)Bir hava bir hava görmeyin imza günü yapacaktı az kalsın.Arkadaşları peşinde yazar hanım yazar hanım:)


                                               Ne olmak istediğini tahmin etmek zor değil


Çizimler şimdilik bana ait çizimini de kendinin  yapacağı bir kitap hazırlayacakmış öyle dedi:)


E şimdi burda ben mutlu ,huzurlu olmayayım da kim olsun değil mi:)
Bir yerlerde hala güzel şeyler oluyor yani umudumuzu kaybetmeyelim.

24 Kasım 2012 Cumartesi

10 YIL







Onca yıl nasıl geçmiş
ON yıl olmuş

ben Selda Öğretmen olalı
on yıl olmuş
bir odada üç kız yaşamaya alışmaya çalışalı
su taşırken gülme krizlerine girip
gece mum ışığında üçlü batak oynayalı
''Bu dağlar her dışarı çıkışımda üzerime üzerime geliyor'' diye ağlayan arakadaşa sarılalı
On yıl olmuş
sonbaharın kıştan önce geldiğini ilk göreli,
beyaz üzerinde sarıyı bu yüzden seveli,
zil çalıp okul bomboşken sessiz şarkılar söleyeli,
duvara oturup biryerlerde birileri beni düşünüyor diye düşleyeli,
sahipsiz mektuplar yazalı,
delirmeye az kalalı,
On yıl olmuş ilk kez kar küreyeli,
baca temizleyeli,
odun kırıp,boya badana yapalı
kel iki çocuğu okul bahçesinde öpmek için kovalayalı
lojman duvarlarına küçük bir fırçayla dip köşe resimler yapalı
Ferhan Şensoy'la,Oğuz Atay'la tanışalı
nefret ettiğimi düşünürken  bir yandan
bir yandan nasıl sevildiğine anlam veremediğim yerleri
ve o yerleri unutmam  gerekeli
ama
Nasıl unuturum ki
unutamam ki
unutmam ki
Nerde nasıl yaşarsam yaşayayım hep aklımda,hep düşümde uyandığımda hüzünlü bir gülümseme sebebi

değil on ,elli yıl geçse de hala aklımda ilk günki gibi Selda Öğretmen oluşumun ilk günleri.





12 Kasım 2012 Pazartesi

Hay dilimin kemiğine

Yapmamalıydım belki
Ama 
''ööööğğğğk ben bunu hayatta yemem iğrenç''dediğinde
o an istemsizce ağzımdan çıktı
''Öyle deme bak bu yemeği bulamayan çocuklar var'' 
Birde üstüne  yetmezmiş gibi ağzımın ayarını tutturamayıp
''Allah'a şükretmelisin bize böyle güzel yiyecekler verdiği için ''diye devamını getirdim
getirdim de ne oldu
sorular ardı ardına geldi
''Kimler yemek bulamıyor,''
şey kem kümmmm
''Afrikadaki çocuklar''
Ve böyle bir cümle kurduğuma beni pişman eden
Felsefeyi ben mi okuyorum sen mi dedirten  sorusu geldi ardından



                  Niye Afrika da Allah yok mu?
                          Ama haksızlık değil mi bu,neden bize yiyecek veriyor da onlara  vermiyor.
        Ne denir ki???
                Kendimce bişeyler anlattım ama 
                  Konuşmanın en başına dönüp
                    O cümleyi hiç kurmamayı öyle istedim ki o an





9 Kasım 2012 Cuma

Atatürk'ü Anlatmadım...

1881'de doğduğunu söylemedim
Annesi Zübeyde Hanım
Babası Ali Rıza Bey
Kızkardeşi Makbule
demedim
Bababası öldüğünde dayısının çiftliğinde karga kovaladığını
Sırasıyla
Önce Mahalle Mektebi'ne
Sonra babasnın isteğiyle
Şemsİ Efendi Okulu'na da gittiğini de
Onu anlattım bu gün ,
ama
Yurdumuzu düşmanlardan kurtardı
Cumhuriyet'i kurdu
1938'de öldü
diye de sözü bitirmedim 
Onu anlattım

Yüzerken,kumda güneşlenirken  ilk defa
ilk defa gördüler kaşlarını çatmamış
kıravat gömlek hazır olda durmamış hallerini

Çocuklar gibi sallıncakta sallanışını
dans edişini izlediler
en sevdiği şarkıları söyleyip
en sevdiği çiçeği kokladılar
hangi takımı tuttuğunu
köpeğinin adını öğrendiler
sesini duydular
Anıtkabir'i sanal da olsa gezdiler
Atatürk'ü çooook anlattım onlara
ama bu gün
Mustafa Kemal'i ilk defa gördüler
dinlediler












28 Ekim 2012 Pazar

YAPIN

Kırmızı giysin mesela



Odasını bayrak ,balonlarla süsleyin beraber



Dokunsun bayrağına hatta assın assın beğenmesin yerini asacak daha güzel yerler arasın

 Sonra babasının balkona bayrak asışına baksın ve neden asıldığıyla ilgili sorularının cevabını babasının ağzından  alsın


 Kapıyı bile süslemenin heycanını kendi parmaklarıyla yaşasın


Hatta kardeşini de bu heyecana ortak etsin, ona da anlatsın
Yapın kırmızı-beyaza boyayın bu gün heryeri,herşeyi
Onu anlatın bambaşka hallerini,gülümseyişini,çocukları çok sevdiğini anlatın.
Anlatın 
ona gerçek bir hikayeyi,
CUMHURİYET'İ
ve bu eşsiz hikayenin eşsiz kahramanını
ATATÜRK'ÜNÜ
anlatın.
Yapın
unutturmak isteyenlere inat
Cumhuriyeti ve Atasını
unutturmayın
Yapın
Bunun için elinizden geleni yapın

23 Ekim 2012 Salı

Ufaklık 1 Yaşındaaaa


Bu gün 2.kez anne
Bu gün 2.kez baba
Bu gün ilk defa abla
Bu gün 4 kişilik kocaman bir aile oluşumuzun 2. yıl dönümü
Yukardaki gibi sakin bir tablo çizdiğimiz söylemek isterdim ama asıl tablo tam da aşağıdaki gibi:):):)



Kolay demeyeceğim
Zor da
Öyle böyle zaman geçiyor
siz büyüyorsunuz nasıl olsa
Bize de bu anlara
 uykulu,ukusuz
sakin,telaşlı
dingin,yorgun
bir şekilde tanık olmak düşüyor ne de olsa
 kocaman 1 yılı bile geride bıraktık bak
Hastasın
 tam tadına varamasan da olsun
pastanı parmakladın ya
doğum günlerinin en zevkli tarafıdır laf aramızda ,o yeter sana
merak etme daha önünde çoook doğum günü var mumlarını üfleyip bin bir dilek dilediğin günlerde gelecek nasıl olsa
Acele etme büyüymek için
sen her gördüğünde bizi içi parlasın gözlerinin
her gördüğünde gülümse
her gördüğünde yakın olmak için atıl kucağımıza
hiç şikayetçi değiliz
sadece diş ağrıların yüzünden uyutma hatta
bizden pek zevk almadığın günler de gelecek tadını çıkaralım bu  anların değil mi ama:)



Mutlu yıllar ufaklık 
iyi ki doğmuş
iyi ki katılmışsın aramıza
seni çok seviyor
baba
anne
ve abla:):):):)




16 Ekim 2012 Salı

DOLAYI...

       İlk 23 Nisan'ındı 
    sanırım
ya da doğum gününden bir kaç gün sonrası mı?
unutmaz derdim ya unutuyormuş insan
Bu yüzden işte  bu sayfaya karalananlar
Ne gerek var?
Nasıl vakit buluyorsunlara işte cevaplar
Bu Yüzden işte 
unutmamak adına en özel anlarını ,belki ilk cümleni
ilk adımını
ilk aşkını
belki de önemsiz diye adlandırdığım ufak ayrıntıları
kayıt altına almalar
10 satır yukarısı 
ile aşağısındaki fotoğrafa bakıp 
ne kadar büyüdüğüne şaşırmalar 
mutlu olmalar
hatta gözdeki nemlenmeler
hatta sulanmalar   
hatta bunu yaşayanın sadece ben olmaması
burada bizimle bütün bunlara tanık olan arkadaşlar
                                      


 ve ardından fotoğraf karesine giren bir çift gözü görüp kıkırdamalar



yılların ,geçerken yüzümde bıraktığı bir kaç çizikle dudak büzerken
yıllar önce verilen pozun aynısını verme çabasından da geri kalmamalar

Büydüğünüze tanık olmak 
Tanık olunan anları tekrar tekrar hatırlmak
Velhasıl güzel bişey yapmışım
iyi ki de yapmışım dediğimdir bu blog da olanlar

Mesela bugün dolayı sözcüğü girmiş hayatına ama biraz girişi karıştırmış sanırırm
''dolayı büyüdüğümden  atkım olmuyor''
''dolayı terliğim kaydığından dans edemiyorum''
''dolayı çok yediğimden canım istemiyor''
Ne işine yarar ?
Ne yaparsın bu ayrıntıyı bilmem ilerde:)
Zaten herşeye bir anlamak yüklemeye çalışmak yormaz mı  insanı
kimi zaman sadece gülmek gülümsemek için bile yetmeli bazı anlar
dolayı bundan bu anını buraya yazışım:):):):)güle güle kullan:):):)



3 Ekim 2012 Çarşamba

Onu yeme beni yeeee


Biz aylarca ,sen  doğduğunda Asya seni kıskanacak diye okumadık kitap bırakmayalım
Doğduğunda da yine elimizden geleni ardımıza koymayalım
Ve seni çok seven kıskanmayan bir ablan olmasını sağlayalım
sen?
sen?
biz ablan kıskanacak derken
sen
ablanı kıskan
e oldu mu bu şimdi ?
Kıskançlık üzerine tüm bildiklerim,öğrendiklerim toz duman oldu  şimdi






31 Ağustos 2012 Cuma

Ama ben seni çok özledim

 
 
 Evin her köşesine imzasını atan kızım
 
 


Evden arkana bile bakmadan,
mızmızlanıp ''yok olmaz ben annemden ayrılmam''demeden,bacaklarıma sarılmadan ,hatta bir öpücük bile vermeden sevinçle gittin:(





Gittiğinde de hiç aramadın,sormadın,aklına bile gelmemişiz öyle söylediler.
Israrlar sonucu yaptığımız telefon görüşmelerinde ise hep kısa kestin
Anneannenle oralarda yaşamak istedin,hatta okulunu bile seçmişsin


 Ölümcül darbe ise bu sabah geldi
Babaannenle yaptığın sohbette
Babaanne ben annemle babamı neden özlemiyorum ???
onlarla telefonda konuşuyorum ya ondan heralde
Bir tek Alaz'ı özlüyorum demişsin

Sen oralarda mutlusun hatta 1000 gün kalma planları yapıyorsun
Ya ben
Ben şimdi her gittiği yerde annemmmm diye ağlamayışına
sorunn çıkarmadan mutlu mesut ayak uyduruşuna
 bize bağımlı olmayışına
sevinsem mi, üzülsem mi
bilemedim:(:(:(
ama tek gerçek var ki ...
Asyaaa ben seni çok özledim:(:(:(

6 Ağustos 2012 Pazartesi

şu sıralar



Tüm resimlerinde bunun gibi


                                                                     

                                                                       bunun gibi


                                                         
                                                                             ve bunun  gibi


                                                           
        tüm insancıklarının  dişi iki 


Ve bunun en büyük sebebi sanırım 

hayatındaki buuuuuuu  iki dişli
                                                   

2 Ağustos 2012 Perşembe

Kırmızı Başlıklı Kız'dan Korkulur mu???




Kırmızı Başlıklı Kız'ı ben hiç orjinal hali ile anlatmamış,okurken uydurup okumaya devam etmiştim
Ama nerden nasıl öğrendi bilmem
Belki okulda,belki arkadaşlarından,belki de benden başka birisi kitabı okuduğunda 
öğrendi kurdun anneanneyi ve kızı yediğini,oduncunun kurdun karnını yarıp ikisini çıkardığını 

Ve kurtlara karşı bir korku oluştu içinde haliyle
Bunun için önce ''Karda Ayak İzleri''ni aldım 
Masallarda kötü anlatılan kurtlardan bıkan ve iyi bir kurt hikayesi yazmaya karar veren bir kurdu anlatıyor


İkincisi de Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan
Bunda da Kırmızı Başlıklı Kız'dan ve avcıdan korkan ve yavrusunun ormanda dolaşırken onlara karşı tedbirler almasını isteyen bir anne kurt ve yavru kurdu anlatıyor






Buraya kadar herşey normal
Güzel güzel okuyor ve kurtların kötü olmadığını anlatıyordu
Bu akşama kadar
Bu akşam okumak için elime aldığımda
''Okumaaa o kitabı kötü bir kitap o ben korkuyorum Kırmızı Başlıklı Kız'dan'' dedi:):):)
Kurtlardan korkmasın derken Kırmızı Başlıklı Kız'dan korkar oldu yani
Bir orta yolu bulmalı hem kurdu hem Kırmızı Başlıklı Kızı aklamalı:):):)





1 Ağustos 2012 Çarşamba

KOMPOSTONDURMA

 Şu sıralar işi gücü varı yoğu dondurma 
hava sıcak ,o enerjik bu istekten daha doğal ne olabilirki diyip
Dondurmanın hasta ettiğine inanmayanlardan olarak bu isteğe aşırıya kaçamadan cevap veriyorum
Ama sürekli dışardan alınması içime sinmiyor 
 sinmiyor
 sinmiyor
veee





kendi pratik ,lezzetli ve besleyici dondurmamızı yapıyoruz
Kompostonun suyunu bile zor içen ,sevmeyen Asya'ya 
Komposto suyu ,posası ile birlikte püre yapılıp
dondurma kalıbında dondurup 
afiyetle yediriliyor:)



ve kaysılı,üzümlü kompoto dondurmamız:)




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...