8 Mayıs 2010 Cumartesi

Benim Tatlı Kıbbem Filipina...

Uzun zaman olsa da bitireli ,hala gözümü kapattığımda karşımda Filipina
Oysa İstanbul da ya da Anadolu'nun herhangi bir tarafında olurum sanıyordum
Zeynep anlattığında, ben tam bana göre dediğimde
Elime aldığımda önce Beyrut'a Sonra Londra'ya arada dokunduğumda bana dokunan mektuplarla gidip gidip geldim 2009 ve 1982 li yıllar arasına.
Birbiriyle bağlantısız bambaşka iki hayat okuyorum sanıyordum
Doktor Hamza'dan şu satırlarını;
Filipina, benim güzel kızım,
Sana bir hikayeden başka verecek hiçbir şeyim yok.Eğer bir gün dünyaya niye geldiğine lanet edersen,eğer ben o gün orada olmazsam ,bil ki senin bir hikayen var.O kadar çok güzel insanın ölümünü gördüm ki,öğrendim .
Ne yaparsan yap sadece bir hikaye kalıyor geriye.Anlatınca yalan gibi,hiç olmamış gibi gelen.
******************************************
Bir kadının boynu en güzel cümlesidir.
Sessiz beyaz,uzayıp giden ama hep konuşan bir cümle.Annenin boynunun tarihini yazabilirm .Elinde kalaşnikofla ağırlıktan ve acıdan titrediği o geceki boynunu,ilk kez bana doğru uzandığı anı,bir sabah boynunun beyazlığıyla bana söz verdiğini,benden tek bir şey istediğini....
''Biliyor musun muzlar büyürken ses çıkarırlar
''Nasıl ne sesi?''
''İspatla o zaman''
''Nasıl ispatlayayım şimdi Ağustosta olur o sesler''
''O zaman geldiğinde bana göstereceksin,ama söz mü?''
''Söz''
***********
Sen doğdun sonra annenin boynu sen kokmaya başladı.
Adını annen koydu memleketini özlediği için.Gözlerini ben koydum yüzüne .Toprak rengi çümkü Filistin!
Annen çok yorulmuştu,bunalmıştı.Bir gün dışarı çıkmak istedi.Kızına doğru dürüst bir giysi almaya karar vermişti.Kamptan çıktı.
Gitti..........
Getirdiklerinde boynu parçalanmıştı.İsrail uçakları 17 Temmuz 1981 günü anneni öldürdü.
Filipina benim tatlı kıbbem ,
Ben annene ,onca zaman sadece bir tek söz verdim.
Sadece bir tane.
Onu ağustosta muz tarlalarına götürecektim.
Muz seslerini dinleyecekti.
Ve Deniz'in
Eve dönüş yolunda Tunç sadece bir kez konuştu:
''Belki de Paris'e gitman ikimiz için de iyi olacak Deniz''
Deniz,upuzun karanlık kırlarda,saatine bakan bir tavşan gördüğünü sandı.Kafası yarılsa bile umrunda değildi.
Düşme istedi.
Başka bir dünyaya düşebilmek istedi .
bu satırlarını okuduğumda.
Oysa Doktor Hamza da,Flipina da,Deniz de
bomba sesleri altında çırpınan hikayeleri yakalamaya çalışıyorlamış MUZ SESLERİN den uzakta....

6 yorum:

zeynep dedi ki...

beğenmene çok sevindim..
Kİtabın konusundan çok mektuplar ve mektuplarda geçen cümleler beni etkilemişti..

herşeyden azıcık dedi ki...

Gerçektende güzel bir kitaba benziyor gerçi çok damardan sanki pek bir ağlak oluyorum böyle kitapları okurken ama bugün almam ve okumam lazım tavsiye için teşekkürler Seldacım.

sebnem oguz dedi ki...

şu sıralar çok rastlıyorum bu kitaptan alıntılara..ece temelkuran da okumadım hiç. Sanırım başlayacağım. Ben şu sıralar Zorba'yı okuyorum .Ege sahilleri gözümün önünde, zeytin ağaçları ve sirtaki ...

Ali İkizkaya dedi ki...

Daha yazının ilk cümlesi bitmemişti ki MUZ SESLERİ dedim. Gerçekten olan MUZ SESLERİ.
Bakalım seni nerelere alıp götürecek nelere itecek ve neler yaşatacak.
Güzel okumalar.

Deniz dedi ki...

ortadoğulu ve batılının sorunlar karşısındaki farkları da çok hoşuma gitmişti.

Batılı bir sorunla karşılaşınca çözüme odaklıdır diyor kitapta, ortadoğulu ise bütün sorunları birbirine karıştırır, içinden çözülmez hale getirir.

Kitabın Filipina'ya mektuplar kısmı çok hoştu gerçekten... Birçok satırın altını çizdim ben de

suinci dedi ki...

okumaya vakti beyni olanlar okusun bizde faydalanalım güzel miş okumak gerek :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...