30 Temmuz 2009 Perşembe

büyük insan

Dudugum anda herkes susuyor arabalar,insanlar,kuşlar..

ben donuyorum..

Bir tek benim iç sesim, seste bir uğultudan ibaret..

tıpkı bir film karesi gibi..

kız birden donuyor ve etrafındaki sesler kesiliyor okadar ses arasından tatlı bir müzik duyuluyor

bir sabun köpüğü içinde gibi

SOYUTLANIP KALIYOR..

dinleyin..

Vallahi bana öyle oluyor:)
bakalım size ne oluyor:)

24 Temmuz 2009 Cuma

Dün gece hiç tanımadığım bir....

Dün gece hiç tanımadığım bir odaya
sırf sana benziyor diye usulca girip ''merhaba''dedim
tanıdık bir huzur aradım koltuklarında dün
bildik bir söz bekledim eskiden kalma öylesine
konuştu bir şeyler söyledi
beklediğim sözler bunlar değil
yüzüme baktı gözlerime ama senin gibi değil...
anladım ki hiçbir öğretmetmen evi hiçbir öğretmen evi sen değil
hiç bir oda senin gibi fikrime huzur değil....
. dün MEB'nın şaşırmama neden olan tesislerindeydik neden şaşırdım
askerimin,polisimin,dsi nin,tek in,yoliş sendikasının bile tesisileri varken

milyonlarca öğretmeni olan bir kurumun onlara özel bir tesisi yok...
hadi kazara rastladın ordada başka kurumlardaki çalışanlardan (doktor,asker ve daha kimler kimler)den sana yer kalmışsa girerdin..
ama orası sadece öğretmenlerin girebildiği ve beklediğimden güzel bir tesisti denizi,ortamı,yemekleri cok güzeldi...
eeee baştaki Leman Sam 'ın güzel şarkısını berbat eden benzetme neyin nesi???derseniz..
Odanın kapısından içeri girdiğimde Sarıkamıştaki öğretmen evinin odalarıyla aynı oldugunu gördüm
aslında bunu banyoya girdiğimde farkettim değişik bir koku vardı içerde değişik ama tanıdık
eski bir şarkı ,film gibi,tanıdık bir ses yolda giderken yanımızdan geçen kişinin arkasından burnumuzun ve beynimizin gitmesine neden olan tanıdık bir koku gibi bir şey..
evet bu koku aynı koku aynı oranın banyosunun kokusu :)
nasıl unuturum bir hafta hatta iki hafta banyo yapamayıp odaya girer girmez havlularla hücum etiiğimiz yerin kokusu..

hiç yapamayacakmış gibi iki günde 4 defa banyo yaptıgımız yerin kokusu..
öyle sevindimki o değişik demir metalkokusunu duyduguma elimi yüzümü yıkadıktan sonra odada arkadaşlarımı bulacakmış,
iki haftanın birikmişliğini kahkahalarla inilen yemekhanede atacakmış gibi,
yemekten sonra batak oynayacakmış sıkılıp,ara koridordakahveyle sigara keyfi yapacakmış gibi,peneremden usul usul yağan pamuk karları seyredecekmiş gibi.....
Banyodan çıktım asya anneeee neniz(deniz)diye bağırıyor bu ses arkadaşlarımın sesi değil,masanın üzerindeki kağıtlarda oyun kağıtları değil,klimadan gelen soguk hava kar yüzünden değil..sigara?? artık yok... eee bu film karesine başka hangi şarkı giderki??
Asya ile tatil zevkli ve eziyetliydi anladım ki biraz daha büyümesi gerekli:)

17 Temmuz 2009 Cuma

İggle piggle

Asyacım olmadan önce gördüğümde ''bu neya ? ne saçma bi film'' demiştim
aa uuu gibi saçma akla başka sesleri getiren:)
bir dik saçlı hanım kız bağırıyordu
elinde taş başka bir mahluk orayı burayı siliyor
mavi bir tosun yaratık elinde battaniyesi geziyordu
şu dik saçlı hanımla aralarında bir şey oldugunuda düşünmedim değil hani
öpüşüp duruyorlardı..
eeee Asya dogdu,asya büyüdü
Asya televizyonu tanıyıp
GECE BAHÇESİ izler oldu
hatta hastası oldu..
bizede saatlerini takip edip izlettirmek düştü:)
hatta bizde izler olduk:)
aslında asyaya faydası bile oldu
ikiden sonra üçç geldiğini
dokuzdan sonra on geldiğini onlardan öğrenmiş
kuşları,el yüz yıkamayı taklit etmeyi:)
İggle pigglenin
hareketlerini takip edip düşmeden önce düştü diyip sırayı bilmesini..
öğrenmiş diyorum farketmemiştim:)
13 aylıgında bir gün sayı sayarken iki dediğimde üççç diyerek beni şaşırtana dek:)
Şimdi o tuhaf yaratıkları sever oldum:)
Hatta oyuncaklarını görünce almak için yöneldim ama çooooooook pahalıydı
ben ne yaptım:)
mutfak havlusundan kızıma igılpigıl yaptımmmm
Hayatımıza dahada yakınlaştırdım:):):)

ondaki cesaret bende olsa...

Aşağıdaki yazıyı yayınladıktan sonra okudum
resimlere baktım
Asya o kaydıraktan üç defa düştü bilmem kaç defa ağzı üstü kaydı
tırmanmaya kalkışıp tırmanamadı
bukadar hayal kırıklığına rağmen hiç pes etmedi
canı yandı
başaramadı
başaramadığında etrafına baktı yalnızdı
ama yine ellerini silkeleyip ayağa kalktı
vazgeçmesi gerekirken hiç tereddütsüz kaydırağa tekrar yöneldi ve tekrar kaydı,
düştü kalktı
düştü kaydı
düştü kaydı
düştü tekrar tekrar kalktı...
ya biz
merdivenleri çıkarken yorulduk bırak kaydıraktan kayıp düşmeyi
kaymaya korkar olduk
eğer düşseydikte yeniden denemeye cesaretimiz yoktu
bir yaşındaki çocuk bukadar azimliyken ,cesaretliyken
bize ne oldu???

popüler mekan

Onu tehlikelerden korumak asli görevim olsada
keşfetmesi gerektiği anlarda kontrollü başı boş bırakmayıda çok seviyorum..
Asyayı parka götürdüm ama bu sefer farklı,elimizde kürek kova kirlenmeye hazır,hazırlıklı ve çok gönüllüyüz..
önce ayakkabılar çıktı,
sonra pantolon giyildi
önce parmak uçlarında yürüdü
sonra taban yere çöktü
dizler büküldü
kürek,tırmık
kova içindeki tatillerini yarıda kesip asıl görevlerine Asya'nın ellerinde geri döndü
kumlar önce kovaya,sonra kaydırak merdivenlerine(kimseden görmedi çocuklardaki bu merdivene kum dökme içten gelen birşey sanırım)döküldü
yalınayak bir oraya bir buraya koşturdu..
karınca böcüklerini sevdi
zincirlere tırmandı
kaykayda kafası üstü kaydı etrafa bakıp ağlayacak birini bulamayınca
kalkıp ellrinin kumunu üzerinde temizleyip tekrar kaydı
tekrar
tekrar...
Annede dayanamayıp bir yaşına geri döndü:)
bir saat sonra kumlar kafadan dökülmeye başlandıgında
özgürlüğün tadı kaçmadan kendini banyoda buldu

14 Temmuz 2009 Salı

Simsiyah...

Sabah ilk işim saçlarımı simsiyaha boyamak oldu
simsiyah....
bambaşka bir kadın olma arzusu
mevcut durumdan sıyrılıp
hırsını şaçtan alma durumu?
bana özgü değil ama,tüm kadınlarda varmı bilmiyorum
biraz kaçtım siyahla
bağırdım ,haykırdım,uzaklara gittim ıpıssız tek başıma kaldım ve geldim...
ama kızıl olacağım günlerin gelişini hep bekleyeceğim
birdaha kızıl olacağı gün gelenedek simsiyah...

...

sazlıklardan havalanan

bir ördek gibi sesin

ürkek şaşkın kararsız duyuyorum
ve sen bir gökkuşağı kadar güzelsin

rengarenk biraz sonra gidecek görüyorum

ve ben yağmurlar altında bir yolcu
ıslak yorgun tutkulu yürüyorum
sensiz ben yolumu bulamam

haykırmak istiyorum

konuşamıyorum
konuşamıyorum

konuşamıyorum

konuşursam gözyaşlarım beni boğacak biliyorum
görüyorum duyuyorum

konuşamıyorum

bu ayrılık akşamında

sen sustuğuma bakma

konuşmaya gücüm yok beni anla
söyleyemediklerimi bak gözlerimden anla
her zaman yanımda kal
hiç bırakma

sensiz ben yolumu bulamam

haykırmak istiyorum
konuşamıyorum
konuşamıyorum

konuşamıyorum

konuşursam

gözyaşlarım beni boğacak biliyorum görüyorum duyuyorum konuşamıyorum

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Bicibicici :)

Çokkk sıcak dedi herkes gerçektende çoook sıcaktı...
Ama Adana Mersin civarlarında sıcaklıyorsan buz gibi bir bici bici seni oldukça ferehlatır:):)
bici bici elbette gelinip,görülüp yerinde tadılmalıdır ama evde nasıl yaparım dersen:) işte sana serin bir iç dünyanın kapılarını aralamanın anahtarı:)
MALZEME:

Nişasta

1 bardak Pudra şekeri

1 su bardağı Su

6 bardak Gül suyu

Yeterince Bici boyası (gıda boyası)
dilediğin kadar buzzzz kar şekline getirilmiş...
YAPILIŞI:
6 bardak suya 1 bardak nişasta eklenerek pişirilir. Bu arada devamlı bir tahta kaşık yardımıyla karıştırılarak topaklaşması engellenir.

Koyulaşan karışım bir tepsiye dökülerek buzdolabında soğumaya bırakılır.
Üzerinin kurumaması için bir ıslak bezle örtülür.
Dolapta bekleterek dondurduğumuz bici küçük kaselere küp şeklinde doğranır. İçine kırmızı boya ile hazırlanan su, pudra şekeri, kar haline getirilen buz ve gülsuyu eklenerek servis yapılır.
mevsim meyvalarıda eklenirse yemede yanında yatlık bir durum olur:):)
eğer zor yapamam dersen hemen otogara gidilir bir Adana bileti alınır
doğru Selda'nın yanına gelinilir bici bici ısmarlattırılır:)
afiyetle yenir :):)

Üçgenim

Bir noktadan başlayıp sonsuza uzanan bir doğruydu
ikinci bir noktayla sonu olan bir doğru oldu aynı çizgide volta atıp durdu, üçüncü bir noktayla birbirine eşit uzunlukta
laf aramızda eş uzunlukta sanılsada ,
bir kenarın uzunlugu ilk noktaya daha yakın ve şirin bir üçgen oldu:)
sonsuza uzanan bir doğru mu ?
yoksa üçgenmi olmak zordu?
düşündü durdu...

şimdilik üçgen olarak kalmalıydı
en iyisi bu karmaşık geometriden uzak durmaktı
ama er geç,önce doğru ,sonra üçgen,belkide dörtgen olacaktı....
eş,çocuk,anne üçgeni beni bu aralar çok yordu ortaya böyle karmaşık bir matematiksel saçmalık doğdu:( :( :) :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...