31 Mayıs 2009 Pazar

NE OLDU BİZE???

Yıl 1971 anne ve küçük kızı
gece vakti kapı çalar
açar anne kimoo bile demeden,zaten kilitli de değildir kapı
Gelen yaşlı bir amca
''tanrı misafiriyim gelin kızım. kabul eder misiniz beni hanenize?''
Buyur eder içeri anne , güler bir yüzle
Oyunlar oynar, hikayeler anlatır , gaz lambasının silik ışığında onu heyecanla dinleyen küçük kıza..
Anne bulgurpilavı ve ayran koyar sofraya , küçük bakır bir kapta, tahta kaşıkla.
Yer yemeğini , uyur kendisi için hazırlanmış yün yatakta amca...
Sabah olur
''Allah razı olsun kızım '' diyerek koyulur yola
bir öpücük ve bir söğütten yapma düdük bırakarak ardından el sallayan küçük kıza..
Kucağına alır anne,
evinin kapılarını ardına kadar açmayı ,aşını,ekmeğini paylaşmayı,duasını almayı öğütler
amcasının ardından el sallayan kızına..
Yıl 1991 küçük kız ,anne
Akşam üstü kapı çalar
Açmak için hızla kapıya koşan kızına ''kimo demeden açma'' diye bağırır anne
kimoooo diye sorarlar beraberce
Gelen elektrikçi amca ''sayaca bakıcam abla''
Buyur eder anne ,35 yıl öncenin öğüdü aklında bir fincan kahve ikram eder
küçük kızının dikkatlice seyrettiği elektrikçi amcasına.
''Eline saglık bacım'' der
''Afiyet olsun '' diye şirince söze dahil olan küçük kızın yanagnı sıkıp ,öperek koyulur yola...
kucağına alır anne
kimo demeden kapıyı açma ama
gelen elektrikçide olsa yorulmuştur birşeyler ikram et ona diye öğütler amcasının ardından bakan kızına...
Yıl 2008 küçük kız anneanne
gündüz vakti
tatile giden anne başlar öğütler vermeye ,kucağında kızı olan kızına
''kızım kimseye kapıyı açma''
''elektrikçi,sucu olsada açma,birdaha gelir gercek elektirkçiyse nasıl olsa''
'' cok yakının değilse evde yokmuş gibi yap''
''tek erkek olarak gelmişse arkadasınız eşim evde yok de''
''kapıyı iki kez kilitle''
''balkon kapılarını kapat''
''kimseye güven olmaz bu devirde , aman ha kuzum dikkat et kimo demeden açma kapıyı gözümü arkada bırakma''
''markette Asya'nın elini tut sıkıca,gözünün önünden ayırma''
''parka gidersen konuşmaya dalma''
ma ma maaaaa.......................
diyerek koyulur yola anlattıklarının cogu aklında kalmayan kucagında kızı olan kızına..
ne oldu sana anne?
ne oldu bize?
hiç tanımadığı insana kapısını açan anneannem ve yediği ekmege duacı olan amca,
elektirkçiyi kahvesiz ,ayransız yollamayan annem,elektirikçi amca ?
ne oldu hepimize...
şimdi ne demeliyim anneannesinin ardından bakan Asyama?
herkesi sev ,güler yüzlü ol, güven mi?
nasıl derim annesini boğan, yiğenini yakan,
kardeşini sandıklarda saklayan,
komşusunu iki bilezik için doğrayan,
sevdiğinin kafasını kesip çöp kutularına atan,
oğlunu öldürüp kuşlara yem eden anneler görürken her gün ekranlarda..
nasıl nasıl nasıl ???
ya anne olmadan önce benim anneme dediğim gibi
''abartma yaa anne, ben yapamam güvenmeden ,şüpheyle yaklaşamam insanlara
nasıl yaşarım böyle paronayakça dayanamam ben ben olamam böyle olursa''
derse bana
Korkuyorum...
ne oldu anneanne
tanrı misafiri amca
elektrikçi amca
ne oldu anne?
ne oldu bize?
ve ne olacak Asya'ya .....

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Yok gitmemişler

sabah anni anniii sesi ve

şirin bir öpücükle uyandım muahhhhh diye

bitti ,gittiler demiştim kendi kendime iki gündür Asya dan ses çıkmayınca

yok bitmemiş, gitmemiş

tedilerimiz

onlara olan sevdamız tam gaz devam ediyormuş oysa

belgeleyeyim dedim bende

ilerde bana yaptıgı sabah eziyetini görüp gülsün diye doya doya:):)

video

27 Mayıs 2009 Çarşamba

ver ver bitmiyor...

evet evet evet:):):)
62.4 oldum sonunda:)
niyemi seviniyorum şimdi buna?

evet tabi insan 55 kiloyla hamile kalıp 81 kilo olursa
sevinir 62 kiloya (400gr saymıyorum)
çok var daha eski formuma ,
ver ver bitmiyor 26 kilo ,7 kilo var daha..
ha gayret selda hafif ye hafif yaşaaaaaa.....
kendine verdiğin bu gazla

26 Mayıs 2009 Salı

nasıl?nasıl?nasıl?

Daha önce hiç görmediğin insan nasıl bu kadar sıcak olur?
o brovni nasıl bukadar lezzetli olur?
ayşe teyze nasıl bukadar güzel balık çorbası yapabilir?
sanal bir ortamdan nasıl bu kadar güzel gercek sohbetler edilebilir?
bir çilek nasıl bu kadar lezzetli olur?
ve çilek nasıl yedirilir?
tüm bu soruların cevabına işte böyleeee
diye cevap veren Ayşe ve sevgili ailesine bizi misafir ettikleri ve sıcacık
karşıladıkları için çook teşekkür ediyor ve yeni bir dostluk kurdugumuz için çok mutluyuz diyoruz.

24 Mayıs 2009 Pazar

ÖNÜM ARKAM,SAĞIM SOLUM TEDİİİ:)

Karanlık uçsuz bucaksız bir orman
ormanda elinde kılıcı ,üstünde siyah deri tulumu,olamaması gerken kadar ince ben
Düşerken tüy gibiyim uçurumdan ,
kaçarken bir ton ağırlık var ayaklarımda,yüzüklerin efendisi yaratıklarından ..
Bu işte bir tuhaflık var ama kokusu çıkar dedim yakında.
Sürüne sürüne bir ağaç kovuğu bulupsaklanıyorum nefes nefese,beni arayan siyah atlı,siyah pelerinli gölge adamdan.
Derken,at nalı sesleri hızlandı tıkı tık tıkı tık tıkı tık......
yavaşladı tık tık tık tık......
durdu korkunç bir at kişnemesiyle.
İndi üzerinden siyah pelerinli gölge adam,ayak sesleri yaklaştı,hırlamaya benzer boğuk bir nefesle...
Ayyyy!
Ayak parmağımdan yakaladı çekiyor
'Bırakkkk bırakkk!
öldürme beni

al yüzüğünü
al senin olsun geri istemiyorum.
yok ,başını iki yana sallıyor istemiyor.
''Ne istiyorsun benden''diyorum.
''TEDİİİİİİİ''diye bir ses geliyor siyah pelerinli gölge adamdan..
Ama ama bu ses ondan gelemeyecek kadar şirin.
Aralıyorum ,aralık sanıdığım gözlerimi
Asyaaaa:) :) :)
Elleri ayak parmağımda tediiii diyor bağıra bağıra,
çiçekli pijamasından görünen göbeği,çıplak ayakları ve elinde kalemiyle..
En heyecanlı yerinde fantastik rüyamın ,

çekip çıkarıyor beni ayak parmağımdan ,bugünlerde ki tek isteğini yerine getireyim diye.
Kalkıyorum ,
siyah tulumum yok ,
incecikte değilim üstelik diyerek kızıyorum beni mavi pijamamla gayet kalın gösteren aynaya.
elimden tutup götürüyor beni odasına,
getiriyor heyecanla kağıtları
alıyoruz kalemleri elimize ve başlıyoruz gözü kapalı tedi çizmeye.
Kaçıncı çizişim saymıyor, sayamıyorum.
Tam yüzüp yüzüp kuyruguna gelince ,başka bir kalem verip elime sabırsızlıkla tedii diye bağırdığı için.
1 tedi
2 tedi
3 tedi
4 tedi
.
.
.
14 tedi:)
Kağıtlar yetmiyor Asya'ya elimize ,kolumuza,parmaklarımıza tedii çiziyoruz..
Bu günlerde ,
gece gündüz, elim kolum,önüm arkam,sağım solum tediiiiiiiii......oyununu bıkmadan usanmadan oynuyor ve çokkkk seviyoruz:) :)

19 Mayıs 2009 Salı

imkansız perilerin seninle...

Doğu’da bir köy gördüm

dağların arasında,

öyle mahzun, çaresiz,
kalakalmış.
Çıplak kavakları bile
hüzünlü kalemler gibi
kara saplanmış.
Köyün ortasında bir okul

Ve tezek sobasıyla ısınmaya çalışan çocuklar.
Bir bıcırık kız,

Yanında bir karamuk oğlan.

Buz gibi elleri

ama gözleri ahu,

gözleri ceylan.
Adın ne dedim kıza

Dedi: Benim adım Türkan.

Oğlan ekledi: Benimki de Saylan.

Dedim;
Dayan yüreğim dayan.

Madem ki bu çocuklar Türkan
Madem ki bu çocuklar Saylan

Gelecek onlarındır,
Gerisi yalan.

Değişir bu düzen
Döner bu devran

Zülfü livaneli

ne güzel yazmış başka söze ne gerek..
gözün arkada kalmasın imkansız perilerin
senin izinde....

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Öykü insanı

Bilmeyen varmı ki diye düşündüğüm ama bilmeyen okumayan varsa okumasını ısrarcı bir tutumla isteyeceğim sevgili Öykü'nün sayfasından bahsedeceğim.. Öykü her sabah acaba ne yazmış diye heyecanla baktıgım,
bir çok şaşalı köşe yazarlarından bile daha güzel yazan olaylara bambaşka açılardan bakarak tüm şirinliğini,hüznünü,zekasını yazılarına yansıtan bir insan.kendi deyimiyle öykü insanı:):):)
nedenirki duyanlar duymayalara duyursun öyküyü herkes okusun:) :) :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...