21 Kasım 2009 Cumartesi

Eski-meyen- Aşkım...

''Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce ''
dizelerini senin için söylerdim bilseydim ozamanlar
beni bırakıp gittiğinde,
seni kaybettiğim,köşe bucak arayıp,bulamayıp günlerce ağladığımda,
sonra gittiğin, götürüldüğün,bulunduğun yerlerde mutlu olduğuna inandırğımda kendimi.
Ama nerde olursan ol hep özledim seni.
Evet ,aşıktım sana
olurmu öyle şey deme
gülme,
gerçekten aşıktım sana.
İyi niyetine,
insanlara olan sevgine,hayallerine
ve kötülere karşı dimdik duruşuna
ve sadece sana aşıktım.
Yenilsende yel değirmenlerine benim hep kahramanımdın,
sen Dulcinee du Toboso'ya aşık olsanda ben sana hep aşıktım Don Kişot
Evet,
ben Don Kişot'a aşıktım 48 sayfayı dönüp dolaşıp okuduğum,benim olan ilk kitaba,
o kitaptaki kahramana aşıktım.
Hep komşu oğluna yada sıra arkadaşı ilk aşk olacak değilya
ben ona ilk kitabımın kahramanına aşıktım bundan 20 sene önce.
O yılllarda her cansız eşyama can verdiğimde yaptığım gibi gece üşümesin diye üstünü örtmüş,
çok yan durduğunda canı acımış diye düşünüp yerini konumunu değiştirmiş
canlı bir varlığım gibi bakmıştım onada.
Ama bir gün kaybetmiş günlerce ağlayıp,
''acaba gece üşüdümü'' diye düşünüp tekrar ağlamıştım...
Yıllar sonra indefix 7 sanal kitap fuarında rastladım önce tanımadım değişmiş yüzü rengarenk cıvıl cıvıl bir görünüm yerini ,griyeşil bir hale bırakmış
oda benim gibi yaşlanmış
üzüldüm ama ,yıllar sonra onu bulduğuma okadar sevindimki hemen selam verdim
sohbet ettik biraz ,eski günleri özledik
Ama bana daha çok anlatacak şeyi vardı 48 sayfalık yaşantısının 292 sayfaya çıkmasından anladım.
Sabırsızlıkla ve heyecanla onu artık bana dönmesi için ikna ettim.
Bir haftaya kadar eski günlerdeki gibi hep birlikte olacağızve biz eksik kalan sayfaları beraber yaşayacağız
ve artık beraber yaşlanmaya devam edeceğiz...
Ali abiyle hep aynı hikayelerde karşılaşıyoruz kimi zaman ben, kimi zaman o alıp götürüyor hikayeyle gittiği yerlere Şimdi de Don Kişot'ta yollarımız kesişti bize armağan ettiği bu an hikayesi için teşekkür ederim...
BİR DON KİŞOT HİKAYESİ
4.sınıf. O yıl ingilizce hocası olarak kızıl saçlı, çilli bir kız geldi ve Ali nin küçücük dünyası değişti. Adı Betül dü.
Hayatımda tüm isimleri unuturum da, onun ismini ve yüzünü asla unutmam. Aşık olmuştu Ali ilk kez. Hayatının sonuna kadar Betül den çektiği fotoğraftaki izleri arayacaktı.
Betül hoca tenefüslerde bahçeye çıkıyor, Ali de bir adım ötesinden onu takip ediyordu. Farketmemesi zordu Betül hocanın, Ali nin kendisine olan ilgisini. Betül Hoca tenefüslerde hep bankta Ali nin yanına oturmasına izin verip sohbet ediyordu.
Ali, ondan atlas okumasını, parmağını harita üzerine koyup o ülkeyle ilgili hayaller kurmasını, ingilizce komik kelimeleri ve bir de kızları sevmeyi öğrendi. Özellikle çilli olanlarını. En çok da, rüzgarla gözlüklerinin önüne düşen saçlarını Betül hocanın elleriyle düzelttiği anları seviyordu. Ve ömrü boyunca hep sevecek ve için için bekleyecekti birlikte olduğu kadınlardan o büyülü hareketi.
Bir gün okul çıkışına Betül Hocayı almak için beyaz üniformalı bir deniz subayı geldi. Ali, o günü hiç unutmadı. Betül Hoca nişanlıydı ve o adam da Betül Hocanın Hasan ıydı.
Küstü Ali o günden sonra Betül Hocaya. Pek sokulmuyordu artık aşık olduğu, hocası olan kadının yanına. Dersleri dinlemiyor, sürekli yere bakıyordu. Çağırsa da gitmiyordu.
Atlasını evde bulunmayacak bir yere saklamıştı. Beyaz üniformalı o adamı kıskanmıştı. Aşık olduğu ilk kadını elinden alandı o. Hayatındaki ilk kadını kaybetmişti ve hep de kaybedecekti.
Betül Hoca, Ali'ye neler olduğunu bilse de Ali yıllar sonra ilk aşkının sınıfa gelen o çilli kız olduğunu anlayacaktı. Aylarca tenefüse çıkmadı Ali. Sınıfın penceresinden hep bahçede oturan Betül hocasını seyretti.
Bir gün öğle yemeğinden sonraki ilk derse girdiklerinde, Ali sırasının çekmecesinde güzel bir paket buldu. Sonbahar yaprakları olan paketin üstünde "Ali'ye Betül Hocan" yazıyordu. Açmak için hamle ettiği sırada, derse okul müdürü Selma Hanım girdi ve herkes ayağa kalktı. Yerlerine oturduklarında Ali yavaşça paketi açtı. İçinde Cervantes in o muhteşem eseri DonKişot vardı. Betül Hocanın evlenerek okuldaki görevinden ayrıldığını anlatan sözleriyle Ali elindeki kitapla bir anda yıkıldı. Elinde Betül Hocanın hediyesi Don Kişotu ve sevdiği kadını yitirişi.
Öylece suratına bakıyordu anlamsızca okul müdürü Selma Hanımın. Selma Hanım Ali ye "Elindeki Ne Diye ?" sorduğunda, Ali kitabı arkasına saklayarak sadece "DonKişot" diyebildi.
Selma Hanım, yanına gelip o kitabı kendisine vermesini istedi. Ali, sevdiği kadının elinden alınışı gibi ondan kalan en özel hediyeninde elinden alınacağını hissetti. Hızla sınıftan çıkıp bodrum katında eski sıraların olduğu bölmeye saklandı kitabı ile birlikte.
Sonra Ali yi orda bulup Selma Hanımın önüne çıkarttılar elinde Don Kişotu ile. Koca bir tokattan sonra o yaşta bir çocuğun Don Kişotu okuyamayacağı savıyla sevgili kitabını ve sevgisini söküp aldı Ali nin içinde Selma Hanım.
Ali o günden sonra hep eli gitse de hiç Don Kişot kitabı satın almadı bugüne kadar. Bir gün Ali de Betül Hocanın Hasan ı gibi o beyaz üniformayı giydi. Ve hep hayatı boyunca çilli kızlara farklı bir sevgi ile baktı...
Ve bir de Ali büyüdüğünde anlamıştı ki, Betül Hocası ona;
Doğru, dürüst ve adaletli, haksızlığa karşı savaşçı bir erkek olmayı öğütlerken,Bilinmez ki, belki de Sen benim küçük Don Kişotumsun demişti.
Sevgiyle...

17 yorum:

GüLCaN dedi ki...

süper yaa demek ilk aşkın Don Kişot'tu. ne güzel :)) ister misin kitabın tekrar eline geçmesinden bi süre sonra Asya'nın da ilk aşkı olsun Don Kişot? :)

asyaselda dedi ki...

benimde aklımdan geçmedi değil kırmızı başlıklı kızı yapıyorum asyaya bu arar o bitsin Don Kişot2u bir deneyeyim:)
belki oda aşık olur:)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Aaa eniştemiz 10000000 tane KİŞOT eder ama :)

öykü dedi ki...

Çok guzel bı anlatımdı seldacım..

Doğa dedi ki...

:) Ne kadar guzel anlatmıssın.. kıtap askını.. aslında..Don kişota olan aşkını :)

Bende Çocuk kalbi..adlı kıtabı ..buyulenerek okurdum..defalarca hemde..

Opuyorum senı..ve guzel kızımı Seldacım :)

herşeyden azıcık dedi ki...

Allah iyiliğini versin emi bende noluyoruz dedimya:))Ama en güzelide canı acıyor diye senin yer değiştirmen:)) Benimde bildiğim kadarıyla incecik bir kitaptı o nasıl olmuşta o kadar kalınlaşmış hımm anladım ben kesin yaprak dökümünün senaristlerinin eline geçmiştir:)))

Sevgi Küçük dedi ki...

:)
alemsin yaaa!ne kadar güzel anlatmışsın. dün bende idefix'ten yeni listemi oluşturdum ve içine Don Kişot eniştemizide ekledim. ;)
Çok öpüyorum seni

Not:Umarım keyifler yerindedir. ;)

asyaselda dedi ki...

:):):)edacım öylemi ki:):):)

canım hoşgeldin:):)teşekkür ederim

canım doğamın annesi :)her çocuğun aşık olduğu bir hikaye kahramanı vardır bence:)
bizde seni ve ablamızı öpüyoruz:)

funda:):):):):)yaprak dökümü senaristlerinin eline geçmek ha çok güldüm ya:)olabilir merakla bekliyorum :)
ya öyleydi terlikleri,oyuncaklarımı canlı gibi severdim ben
kulağa tuhaf gelsede terliği bile düzenli koyardım tekinden ayrılmasın üzülmesin diye
daha varda anlatmayayım tuhaf bakışlara maruz kalmamak için:)

Batıkan dedi ki...

Hakkını yiyorsun eniştenin Deldaa asıl Don Kişot'um yanımda diyeceğin yerde cık cık cık.. hiç yakıştıramadım...
Bu arada sırayı kaptırmışızz tühh..

Dolunay dedi ki...

yuregıne saglık, cok hoş...

Ali İkizkaya dedi ki...

Don Kişot Dedin Ya, Can Evimden Vurdun Gitti !
Nerelere gittim bir bilsen. Taa ilkokul 4.sınıf. O yıl ingilizce hocası olarak kızıl saçlı, çilli bir kız geldi ve Ali nin küçücük dünyası değişti. Adı Betül dü. Hayatımda tüm isimleri unuturum da, onun ismini ve yüzünü asla unutmam. Aşık olmuştu Ali ilk kez. Hayatının sonuna kadar Betül den çektiği fotoğraftaki izleri arayacaktı. Betül hoca tenefüslerde bahçeye çıkıyor, Ali de bir adım ötesinden onu takip ediyordu. Farketmemesi zordu Betül hocanın, Ali nin kendisine olan ilgisini. Betül Hoca tenefüslerde hep bankta Ali nin yanına oturmasına izin verip sohbet ediyordu. Ali, ondan atlas okumasını, parmağını harita üzerine koyup o ülkeyle ilgili hayaller kurmasını, ingilizce komik kelimeleri ve bir de kızları sevmeyi öğrendi. Özellikle çilli olanlarını. En çok da, rüzgarla gözlüklerinin önüne düşen saçlarını Betül hocanın elleriyle düzelttiği anları seviyordu. Ve ömrü boyunca hep sevecek ve için için bekleyecekti birlikte olduğu kadınlardan o büyülü hareketi.
Bir gün okul çıkışına Betül Hocayı almak için beyaz üniformalı bir deniz subayı geldi. Ali, o günü hiç unutmadı. Betül Hoca nişanlıydı ve o adam da Betül Hocanın Hasan ıydı. Küstü Ali o günden sonra Betül Hocaya. Pek sokulmuyordu artık aşık olduğu, hocası olan kadının yanına. Dersleri dinlemiyor, sürekli yere bakıyordu. Çağırsa da gitmiyordu. Atlasını evde bulunmayacak bir yere saklamıştı. Beyaz üniformalı o adamı kıskanmıştı. Aşık olduğu ilk kadını elinden alandı o. Hayatındaki ilk kadını kaybetmişti ve hep de kaybedecekti.
Betül Hoca, Ali'ye neler olduğunu bilse de Ali yıllar sonra ilk aşkının sınıfa gelen o çilli kız olduğunu anlayacaktı. Aylarca tenefüse çıkmadı Ali. Sınıfın penceresinden hep bahçede oturan Betül hocasını seyretti.
Bir gün öğle yemeğinden sonraki ilk derse girdiklerinde, Ali sırasının çekmecesinde güzel bir paket buldu. Sonbahar yaprakları olan paketin üstünde "Ali'ye Betül Hocan" yazıyordu. Açmak için hamle ettiği sırada, derse okul müdürü Selma Hanım girdi ve herkes ayağa kalktı. Yerlerine oturduklarında Ali yavaşça paketi açtı. İçinde Cervantes in o muhteşem eseri DonKişot vardı. Betül Hocanın evlenerek okuldaki görevinden ayrıldığını anlatan sözleriyle Ali elindeki kitapla bir anda yıkıldı. Elinde Betül Hocanın hediyesi Don Kişotu ve sevdiği kadını yitirişi. Öylece suratına bakıyordu anlamsızca okul müdürü Selma Hanımın.
Selma Hanım Ali ye "Elindeki Ne Diye ?" sorduğunda, Ali kitabı arkasına saklayarak sadece "DonKişot" diyebildi.
Selma Hanım, yanına gelip o kitabı kendisine vermesini istedi. Ali, sevdiği kadının elinden alınışı gibi ondan kalan en özel hediyeninde elinden alınacağını hissetti. Hızla sınıftan çıkıp bodrum katında eski sıraların olduğu bölmeye saklandı kitabı ile birlikte. Sonra Ali yi orda bulup Selma Hanımın önüne çıkarttılar elinde Don Kişotu ile. Koca bir tokattan sonra o yaşta bir çocuğun Don Kişotu okuyamayacağı savıyla sevgili kitabını ve sevgisini söküp aldı Ali nin içinde Selma Hanım.
Ali o günden sonra hep eli gitse de hiç Don Kişot kitabı satın almadı bugüne kadar. Bir gün Ali de Betül Hocanın Hasan ı gibi o beyaz üniformayı giydi. Ve hep hayatı boyunca çilli kızlara farklı bir sevgi ile baktı...

Ali İkizkaya dedi ki...

Yalnız, benim hatırladığımda kalın bir kitaptı. Cep romanı formatında ve kalındı. Geçenlerde YapıKredinin bastığını gördüm. O da kalındı.
Sen hep beni bir yerlere götürüyorsun Selda bakalım nasıl dönücem. Yanımda ekmek kırıntıları da yok. Ne olacak acaba.
Pırasanın ayaklarından öperken her ikinizede sevgiler..

Ali İkizkaya dedi ki...

Ve bir de Ali büyüdüğünde anlamıştı ki, Betül Hocası ona;
Doğru, dürüst ve adaletli, haksızlığa karşı savaşçı bir erkek olmayı öğütlerken,
Bilinmez ki, belki de Sen benim küçük Don Kişotumsun demişti.
Sevgiyle...

asyaselda dedi ki...

melike sen demi?:):)


teşekkür ederim dolunay:)

asyaselda dedi ki...

bendeki o zamanlar ince bir kitaptı
ama bu yeni kalın kitabı görünce bana anlatmadıkları varmışcasına heyecanlandım:)

asyaselda dedi ki...

ali abi müsadenle bu hikaye sayfada olmalı ve biliyorum ki buna itiraz etmezsin
teşekkür ederim gittiğin yerlere bizide götürdüğün için:)

Ali İkizkaya dedi ki...

İlginç sen bulup çıkartıyor ve işaret ediyorsun.. Ve hep birlikte yürüyoruz..
Biliyorsun hiç itirazım olmaz. İstediğin gibi geçkile ve yayınla. Bir de bu hikayenin öte tarafında da sen varsın. Eklentiler de yapabilirsin. Aslında öğretmenlerin çocukların hayatında aileden bile önce ne denli etkili olduğunu gösteren bir yaşanmışlık bu..
İstediğin gibi yoğur..
Şimdiden ellerine sağlık. Sevgiyle.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...