25 Kasım 2009 Çarşamba
grev bitti...
24 Kasım 2009 Salı
23 Kasım 2009 Pazartesi
İlk Öğretmenler Günü Hediyem
Hava orada yaşayanlara göre her Kasım da olduğu gibi, ona göre hiçbir Kasım da olmadığı kadar soğuktu.
Tek başına da kahvaltı yapılmaz ki. Kahvaltı yapmakta ne?Tek başına da kahvaltı edilmez ki.
Yok buda olmadı.Bu kahvaltılıklar tek başına da yenilmez ki diye en doğru cümleyi bulduğunu düşünüp geçiridi içinden. Su için bidona elini attı.Bidon oldugundan ağırdı.Donmuştu :( :(eksi bilmem kaç derecedeki gecede ,yattığı odaya almayı unutmuştu.
İkisini de olduğu yere bıraktı.''Zaten canım çay içmek istemiyor'' dedi. Suya ve çaydanlığa kızgın ve küskün bir dudak büzerek.
Kapı arkasına asılı,dün Meryem'in''Annem tandır yaptı,kete de getirecedim ama yolda Hanoların iti govaladı,düşürdüm üğretmenim''diyerek getirdiği kenarı kurumuş tandır ekmeğiyle tel peyniri sarıp yedi hızlıca. Hızlıca ,herşey hızlıca burda.Tuvalete gitmek hızlıca, el yıkamak ,hele banyo yapmak daha da hızlıca.
Hızlıca eşek alınır komşu ahırdan.Hızlıca bidonlar yüklenir sırtına.Hafta sonları saat 6:00 da minübüse koşulurdu hızlıca. Bu kadar hızlı hareketlerle yaşanan bu yerde ,bir zaman ağır ağır ilerle,geçmek bilmezdi. ''Zaman sen çık aradan.Şimdi hızlı hızlı giyinme ,hızlı hızlı okula gitme vakti ''dedi.
''Personel,kılık kıyafet yönetmeliğine uymaktadır''diye ilçeye gönderdiği 243'e bilmem kaç resmi yazısının aksine.Likralı,ütü izsiz pantalonunu,sıcak suya yıkayıp dahada kalınlaştırdığı,kalın yün kazağını giydi tabi yine hızlıca. Son birkez bakarken aynada yönetmeliğe uymayan kıyafetine,anılı bir gülümseme belirdi yüzünde.
Kendisinin:''Ben çok bakımlı bir öğretmen olacağım.Şıkır şıkır gideceğim her gün okula''sözlerine karşılık
Annesinin:''Korkarım saçını bile taramaya vaktin,fırsatın ve isteğin olmaz''cevabını hatırladı aynada dağınık saçlarını görünce.
Hayır,okadar da bakımsız değilim diye gülümsemesini hemen ciddi bir iafdeyler yer değiştirtti. Bunu ispatlamak istercesine aldığı 60 faktörlük güneş kemini,kar kremi olarakkullanmak üzere sürdü yüzüne.
Evet,şimdi daha iyiydi.Saçlarını da tarayıp toparlarsa şıkır şıkır olmasada ,annesinin dediği gibi bakımsız da olmayacaktı.Birazdan giyeceği kahverengi,tüylü çizmelerini saymazsa:):):)
Çizmeler ayağında ,bir eline kitapları ,bir elinde balta,tek sürgülü tahta kapısını açıp günlük koşturmacasına,hızlıca koştu odunluğa.Yeteri kadar odun ve çıra kırmalıydı.Aslında bu işi Ahmet amcanın oğlu Sedat yapmalıydı.
Dün gelip:''Huğcaaa sen mazutun teneğesi gaç guruş bilinmi?
Çocuk he yaparım demiş amma(çocuk Sedat ta 32 yaşında) olmaz,kurtarmaz 60 lira iki ton oduna''diyip, anlaşmayı bozana kadar.
Ahmet amca onun sözlerini hiç dinlemeden ,mazot fiyatı üzerine tek kişilik konferansını vermiş,onu kırılmamış iki ton odunla baş başa bırakmıştı.
Hepsi yanmayan sobanın başına toplanmıştı içeriye girdiğinde.
Çok bekletmeden yaktı ,artık ustası olmuştu ilk günlerde 20dk yakamadığı sobanın.Sıralar soba kenarına dizildi,çoraplar çıkarıldı.Minik,pis ve morarmaya yakın soğuk ayaklar sıra üzerine ıslanmış yün patikler ve çoraplar soba kenarına dizildi.
Isınıldı ,kurundu teneke sobanın çıtırtısı ve ıslak çoraplardan yükselen,tüyüyle haşlanmış tavuk kokusuna benzer bir kokuyla.Isınan ellerle,kuruyan çoraplar giyilirken Hayat Bilgisi olması gereken derste.
Tek örgülü uzun saçları ve al al yanaklarıyla İlknur belirdi pencerede.
Birazdan kapı iki tık tıklanıp tüm sınıfın ''geeeeelllll'' emriyle aralandı.
Biraz önceki gellll korosu:
''İlknur geç kaldın.Geç kaldığın için özür dileee'' diye ikinci emirlerinide verdiler, tek örgülü ,uzun saçlı al yanağa
İki eli önde birleşmiş,baş aşağı,gözler yukarıda ,belli belirsiz
''Geç kaldığım için üzür dilerim üğretmenim''diyerek hemen sırasına koştu. Hasta mı ,diye düşündü.Tamam yanaklar her daim kırmızıydı ama bugün başka bir şey vardı sanki.
Diz çöküp sırasının önüne alnına dokundu.''hasta mısın?''Cevap vermedi. Onun yerine ,her söze verecek bir cevabı olan yüzü orta çilli,kepçe kulaklı,önden iki eksik dişli Cihat:
''Hasta deel üğretmenim .
Dün gördüm babasıynan samgaşa gitti''
Güldü Cihat'a ,İlknur'a dönüp tekrar sordu:
'iyi misin?''Yine cevap yoktu.Hasta da değil çünkü ateşi yoktu.
Dizleri üzerinden doğruluyordu ki,tek örgülü uzun saçlı al yanak ,başını sıranın altına sokup hızlıca çantasından gazeteye sarılı bir paket çıkarıp uzattı. Sıra arkasından bir kol,kafa yok gövde yok!
Bu ne şimdi?Şaşkınlıkla uzatılan paketi aldı.Sıraya oturup ,çenesinden tutup kaldırdı gizlenmiş,utangaç başı.
Gözleri hala sıra altındaki al yanağa sordu:
''Bu ney tatlım?'' ı ıhhhh yine ses yoktu.Üst dişelriyle alt dudaklarını ısırıp,gülümsemeye başladı.Gözleri hala sıra altında.
İlknur ve gözlerini sırayla baş başa bırakıp gazete paketini açtı.Bu da ney?diye düşünürken ,aşağıdan gelen ince bir sesle söylenen sihirli sözcükler tüm sorularının cevabıydı.
''ÜĞRETMENLER GÜNÜN KUTLU OLSUN ÜĞRETMENİM'
''Tek örgülü , uzun saçlı al yanaktan lk öğretmenler günü hediyesini almıştı. Dünyanın en masum sunuluş tarzıyla,en değerli ve ilginç hediyesiydi onun için. Yarısı yenmiş peynirli çubuk kraker. Niye mi değerliydi?
Köy bakkalında bulunmayan peynirli çubuk kraker,belliki dün Sarıkamış tan alınmış.
Bu gün öğretmenler günü ne hediye etsem derken,o gün onun için en değerli şeyini,dün kıyamayıp yarısını yediği krakerinin diğer yarısını almış,kendince paketlemiş ve onunla paylaşmıştı.
Şimdi ne soğuk ,ne Ahmet amca,ne kırılmayan odunlar,ne de kenarı kesilmiş baş parmağı canını sıkabilirdi.Çünkü bu gün bir kez daha farkına vardı ki dünyanın en güzel mesleğini yapıyordu.
İyi ki öğretmendi.İyi ki bu karşılıksız seven minicik yüreklere sahipti.
idea,zeynep,şule,doğamın annesi:),aysema öğretmenim,dolunay,zeynep ,gözde,ayşe,pınar, meltemimin annesi ve unuttuğum varsa kendini hatırlatsın
öğretmenler gününüz kutlu olsun arkadaşlarım:)
22 Kasım 2009 Pazar
Şişşşşşşşt
17 Kasım 2009 Salı
Telaşlı bir gün ertesi ve Asya'dan Atatürrrrrk:)
''öğretmenimmm kafamı bozma canımı sıkma kendine iyi bak hastasın bak yüzünden belli
sen gelmesene okula yatsana evde artık Allah Allahhhhh'' ???:):):) sözüyle gülümsemeye dönüştü yüzümdeki bu gün nasıl geçecek bu can acısıyla ifadesi.
kaşlarını çatıp bana bunları söyledi Ali
Biraz zorlansamda hasta olduğum için beni hiç üzmediler
Ses yapan,ders dinlemeyen olursa hemen
''Şişşşt sus ders dinle öğretmenimiz hasta görmüyormusun üzme''
diye uyarıyorlar,
tenefüs aralarında başımı masaya koyduğumda hemen omuzlarımı tutup masaj yapmaya kalkıyorlar:)
çok tatlı bu minik meleklerim ya
bu arada aşı yazıları geldi
tek tek dağıttım ama hepsi ''çocuğum aşı olmasın ''yazıp geri gönderdiler.
gelen yazıda uzun uzun yararları kısacık zararı anlatılıyoru oda en yumuşak dille
ve altta bir not ;
''görüldüğü üzere aşının yararı yan etkisinde çok daha fazla''
Okulda öyle bir panik havası varki
insanları tedirgin etmeyi başardılar sonunda
minicik minicik beyinler telaş,kaygı ikilem içerisinde daha bu yaşta
her tenefüs ellerini yıkıyorlar derse girmeden önce,hapşuran bir arkadaşlarına öcü gibi bakıp
kendilerini dışarda öpen olursa yüzlerini yıkaya yıkaya eskitiyorlar.
cips yiyen olursa öğretmenim gdo lu o yemesin diye elinden alıp atıyorlar paronayak oldu hepsi
okadar doğru yanlış bilgiye aileden televizyondan sahip oluyorlarki engelleyemiyorum
ilkokula dair hatırladıkları anıları
gdo lu ürünler ,aşı olsammı olmasammı tartışmaları olacak yazık. zaten sınıfımda 5, okulunda nerdeyse yarısı raporlu
Bu kadar skıntılı haberden sonra biraz önce gördüğüm haberle yüzüm güldü ideam iyileşmiş:)
VE BUKADAR SIKINTININ TELAŞIN ARASINDA BENİ GÜLDÜREN TEK VARLIK:) SİZDE GÜLÜMSEYİN ASYA'NIN DİLİYLE ATATÜRK SEVGİSİNİ DİNLEYİP:)
16 Kasım 2009 Pazartesi
ideam çabuk iyileş:(
15 Kasım 2009 Pazar
Hâletiruhiyem...
11 Kasım 2009 Çarşamba
''Oku''
14 ay
10 ay
9 ay
10 Kasım 2009 Salı
En güzel mim
08 Kasım 2009 Pazar
"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır''.

GELDİLER:)MİMLER
01 Kasım 2009 Pazar
Kabuk bağlamayan yaralar
Teşekkür...
İkinci teşekkürüm ise Akıllıbebekten arkadaşım Aynur'a Asya'ya çok eğitici ve eğlenceli bir cd yollamış.
Cd gelir gelmez ilk dersimize başladık bile şekiller:) Asya elinde hiç bırakmadığı kalemi ile kedi yapmaktan daire yapmaya terfi etti nerde yuvarlak birşey görse daire der oldu:) Teşekkürler Aynurcum:)
Aşağıdaki basit tşörtten bozma yelekte yine Eda'nın yazısında gördüğüm bir kendin yap projesiEski yeni farketmez bir tşörtü alıp,kol altlarından ve tek yan dikişten kesiyorsunuz.Boyun ve omuz için tam ortadan 30cm bir çizgi şeklinde kesip, isterseniz benim gibi tekstil boyalarıyla desen verip şık bir şekilde giyebilirsiniz.
Yukarıdaki tunik üzerindeki siyah yelekte aynı şekilde yapıldı.
Ayrıntı için şuraya bakabilirsiniz.

28 Ekim 2009 Çarşamba
???
derken geldim kendime ben anlatayımda 30 da 15 inide kurtarsam faydadır diyerek başladım kaldığım yerden yeniliklere kadının dışarı çıkmasıyla...
İçim sızlıyor bu insanlarla karşılaşınca onun verdiği emeklere o nasılki diye düşünüyorum ben böyleyken
bu arada yukardaki foto ne zarif değilmi?
Nisa ile Mehmet'e 23 Nisanda tangomu yaptırsam NE DERSİNİZ:):):):):):):)
Sabah bir öğrencinin andımızı okurken dili sürçtü ve NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENLERE DEDİ güzelde oldu hani bende onun dileği gibi sesleneyim Ne mutlu cumhuriyet çocuğuyum diyenlerin Cumhuriyet Bayramı kutlu , değilim diyenlerede verilen emekler zehirzıkkım olsun....25 Ekim 2009 Pazar
Değişim başlasın:):):):)
21 Ekim 2009 Çarşamba
Şikayetim var...
20 Ekim 2009 Salı
Buna alışmak istemiyorum...
19 Ekim 2009 Pazartesi
İstek Üzerine Bugünlerde Asya:)
18 Ekim 2009 Pazar
Ben Anlıyormuşum Şu Moda Denen Şeyden:)
---oooo bunlar neki benim daha ne ayakkabılarım var
(gerçekten de vardı)köyde sarı,mavi,kırmızı lastikler
varya ondan işte , diye gülüp güldürme girişimimde
sonuç vermedi...
bir dergide rastladımbu çizmelere moda olmuş,birkaç yerde daha gördüm ,aa aynı benim çizmelerimden:):).. 16 Ekim 2009 Cuma
Silaprimasya:)Tşörtü:)
Bende yaptım bende :)ve çok hoşuma gitti ilk kez yaptığım bir şeyi keyifle giyindim,okula bile bununla gittim:)
Sevgili Eda'nın(Stil direktörü) bloğunda gezilme tozulma yazılarında güzel gülümsemesiyle dikkatimi çeken ama bloguna bakmayı sonradan tesadüfen akıl ettiğim ve boynumun tutulmasını sağlayacak bir süre bloğunda kaldığım lacheen'de matmazel tşörtü diye görmüştüm:)
Hemen büyükçe bir tşört buldum kollarını kestim,üzerine bir desen lazımdı:)sevgili primarima'nın galerilerinden bir melek seçtim:)
ki sizde primarima'nın çocukça bir dünyasına uğrayarak tşörtten,bekarlığa veda partileri organizasyonlarına,üç boyutlu tablolara kadar hayal gücünüze kalan bir çok ürüne sahip olabilirsiniz:)
meleği tşört üzerine çizdim orjinalde sarı olan saçları lacheen de pembe saçlı kızı çok sevdiğim için pembe yaptım:)
ve en zevklisi kare kol artıklarından yeşil boncuklu fırfırlardı,onlarıda yapıp askılara ekleyince ortaya şirin ve şık bişey çıktı,fırfır ve diğer ayrıntılar için siteyi ziyaret edebilirsiniz...
13 Ekim 2009 Salı
Anneeeeeeeeeeee!!!
08 Ekim 2009 Perşembe
Bir Günde Üç Hikayeden Birincisi
İlk karşılaşma ve seneler öncesine dönüş sendromunu bir kenara bırakıp
sorumluluklarımı almalıydım,
valizimi bıraktım
tanıştım ,kaynaştım yıllar öncesindeki yurt şakalarını yapmaya cesaret edende olmadı:):):)
Yemeklerini yedirip,anti bit şampuanlarını şişe şişe aşağı banyoya taşıyıp,bir bir saçlarına döküp banyo yapmaları için dizi dizi duşakabinleriyle onları başbaşa bıraktım.Kaşınarak yukarı çıktım..
Cam bölmeli ,37 ekran televizyonlu ,tahta kahverengi sandalyeli ve masalı odamda izin ve nöbet defterlerimide doldurup ,
07 Ekim 2009 Çarşamba
Yurt günlüğü 1
06 Ekim 2009 Salı
Cevap: çapkın bir göz kırpışı
05 Ekim 2009 Pazartesi
Bugün Hep Asya Tek Asya

Sonra objektiflere bu bakışı atmış poz ver diyince
Asya bu ne hal???
ne olmuş dersiniz???
Ne yapmış:):):)
a)Akşam biraz fazla kaçırmışım:)bakışı
b)çooook uykum var çooook atla zıpla yorulmuşum yav:)bakışı
c)şişşt alooo naber bişey mi var kardeşşş:)bakışı
d)hiç biri bu işin içinde başka iş var:)
tahminleri alayım yazacağım:):):)
Seni özledim:(:(
02 Ekim 2009 Cuma
Al İLK'ini vur SON'una
Olmadıııı:(:(
29 Eylül 2009 Salı
Taze biber salçalı ,ceviz yaprağı kokulu ,saat 6 nefesim...
28 Eylül 2009 Pazartesi
Bunalık bulanık...
27 Eylül 2009 Pazar
Ben geldim,neler getirdim...
20 Eylül 2009 Pazar
kurtarın bloggerimi
17 Eylül 2009 Perşembe
bunu yapan iki kişi biri erkek biri dişi,ya o , o bunu istermiydi????
Bir kadın bir erkek
aşktır onları birleştiren
yada aşk zannederler
hoşlanırlar severler
gözleri hiç bir şeyi görmez
gördükleri gösterdikleri sadece gülen yüzleridir
sevmediklerini,kızdıklarını,öfkelerini bilmezler
zaten öfkelenmezlerde...


























